Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2010/3526 E. 2010/9675 K. 28.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3526
KARAR NO : 2010/9675
KARAR TARİHİ : 28.06.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, davalı tarafından mimari projeye aykırı olarak yapılan değişikliklerin giderilmesi, ortak alanlara yapılan el atmanın önlenmesi ve eski hale getirme istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Kat Mülkiyeti Yasasının 19.maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesine göre tavan, taban veya duvar ile birbirleriyle bağlantılı bunan bağımsız bölümlerin bağlantılı yerlerinde, bu bölümlerin maliki ya da birden çok maliki varsa bu maliklerin ortak rızası ile anayapıya zarar vermeyecek onarım, tesis ve değişiklik yapılabilir. Madde hükmünden de anlaşılacağı üzere bu iş için öteki kat maliklerinin rızasının alınmasına gerek yoktur. Ancak yapılan bu işlemlerin anayapıya zarar vermeyecek nitelikte olması gerekir.
Yerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda davalıya ait 1,2 ve 5 numaralı bağımsız bölümler arasındaki duvarlar ile 1. kattaki 6 numaralı bağımsız bölümdeki ara duvarların kaldırılmasının anayapının sağlamlığına (statiğine) bir zararı olup olmadığı incelenmemiştir. Mahkemece söz konusu duvarların kaldırılmasının anayapının sağlamlığına (statiğine) olumsuz bir etkisinin olup olmadığı hususunda bilirkişiden ek rapor alınıp, olumsuz bir etkisinin bulunmaması halinde yukarıda belirtilen madde hükmü gereğince bu yöndeki istemin reddi gerekirken eksik incelemeyle kabulüne karar verilmesi,

2-İcra ve İflas Yasasının 30.maddesinde bir işin yapılmasına (yerine getirilmesine) ilişkin ilamların ne şekilde infaz edileceği açıkça hükme bağlanmış olup; somut olayda mahkemece yapılmasına hükmedilen işlerin davalı tarafından kendisine tanınan 60 günlük süre içinde yerine getirilmesine hükmedilmesiyle yetinilmesi gerekirken, davalının hüküm gereğini yerine getirmemesi halinde tahmini olarak belirlenmiş olan eski hale getirme giderlerinin tahsiline karar verilmek suretiyle infaz aşamasında yapılacak işleri de kapsar biçimde hüküm kurulmuş olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.