YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/377
KARAR NO : 2010/2021
KARAR TARİHİ : 15.02.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, ortak yere el atmanın önlenmesi ve eski hale iade istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava dilekçesinde, kat irtifaklı anataşınmazın ortak yerlerine el atılıp onaylı mimari projeye aykırı değişiklikler yapıldığı ileri sürülerek projeye aykırılıkların eski haline getirilmesi ve el atmanın önlenmesi istenilmiş, mahkemece derdest dava bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyize konu edilen eldeki davada istem, apartman zemininden ortak bahçeye çıkış kısmının davalı tarafından PVC ile kapatılması ve apartman maliklerinin çıkışının engellenmesi suretiyle ortaya çıkan müdahalenin önlenmesi ve dava konusu yerin eski hale getirilmesi iken mahkemenin 2005/1347 esas sayılı davasındaki istem anataşınmazın birden çok ortak yerinde ve bağımsız bölümler içinde projeye aykırılıklar yapıldığı iddiasına dayanmakta olup, bu iddialardan yalnızca dilekçenin a bendinde yer alanı ile eldeki davadaki istem arasında benzerlik görülmektedir. Sözü edilen a bendindeki iddia, davalıya ait bağımsız bölümlerin kapı ve pencere doğramalarının PVC malzemeden doğramalar ile değiştirilmesi ve onaylı mimari projede bulunmadığı halde bağımsız bölümlerden arka bahçeye çıkış kapısı açılması olduğundan iki davanın konuları birbirine benzese dahi aynı olduğunun kabulü mümkün değildir.
Öte yandan, mahkemenin 2005/1347 esas sayılı davasında davacılar arasında bulunan … temyize konu eldeki davada taraf olarak yer almadığından iki davanın taraflarının aynı olduğundan da sözedilemez.
Tarafların talep etmeleri veya mahkemece gerek görülmesi halinde H.M.U.K.’nun 45.maddesi hükmü uyarınca davaların birleştirilmesi ise her zaman mümkündür.
Mahkemece bu yönler dikkate alınarak derdestlik itirazının reddi ile uyuşmazlığın esasının incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.