Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2010/3780 E. 2010/10560 K. 12.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3780
KARAR NO : 2010/10560
KARAR TARİHİ : 12.07.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : …, …
Vekilleri Av….

Dava dilekçesinde alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, eski yöneticilerin anataşınmaza yakıt olarak kullanılmak üzere almış oldukları kömürün bedelini ödemediklerini, bunun sonucu olarak kömür yüklenicisinin açtığı davanın Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleştiğini, kömür bedelinin davacı yeni yönetim tarafından kömür yüklenicisine ödendiğini, bu miktar paranın davalı eski yöneticilerin görevlerini ihmal ve zimmetleri sonucu ödemek mecburiyetinde kalındığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hak saklı kalmak kaydıyla 24.152,39 TL.nin faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istemiş; mahkemece davalılardan … hakkındaki davanın reddine, diğer davalı … ile ilgili davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden, davalıların her ikisinin anataşınmazda kat maliki oldukları anlaşılmaktadır. Davalıların dava konusu alacağın dayanağını teşkil eden kömürü yükleniciden teslim alıp anataşınmazın ısınmasında kullandıklarının aksine dosyada herhangi bir delil bulunmamaktadır. Davalı yöneticilerin kendi dönemlerinde bu kömür bedelini yükleniciye ödemedikleri, dava dışı yüklenicinin apartman yönetimi aleyhine açmış olduğu davada kanıtlanmıştır. Davalıların görevlerini ihmal ettiklerine ve dava konusu parayı zimmetlerine geçirdiklerine dair herhangi bir delil de bulunmadığı gibi yeni yönetici tarafından ödenen paranın apartmanın ortak kasasından, davalıların da aidat ödemek suretiyle katkıda bulundukları paradan yapıldığına göre; borcun tamamının bu kasadan karşılanmış olması durumunda mahkemece, davanın reddine, aksi takdirde yükleniciye ödenecek bakiye borcun bulunması halinde bunun davacılar da dahil olmak üzere tüm kat maliklerinden tahsili gerektiğinden herbir davalının arsa payları oranında sorumlu oldukları bakiye borç miktarı saptanıp buna hükmedilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
./..

-2-

2010/3780-10560

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 12.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.