YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3939
KARAR NO : 2010/7428
KARAR TARİHİ : 13.05.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre dava konusu taşınmazın 311,86 m²’lik bölümüne ilişkin … Belediye Başkanlığınca yol olarak kamulaştırmasız el atıldığı iddiasıyla … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/248 Esas-2008/72 Karar sayılı dosyası ile tazminat davası açıldığı ve dava konusu parselin bir kısmının yola gittiği, ayrıca bu yol için … Belediye Başkanlığı Encümeninin 28.01.2005 tarih ve 168 sayılı kararı ile ifrazen yol olarak kamulaştırılmasına karar verildiği belirtilmiş olduğu halde Belediye’den sözü edilen belgelerin ve ilgili mahkemeden de kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davasına ilişkin dava dosyasının getirtilip incelenmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2-2942 sayılı Yasanın 4650 sayılı Yasa ile değişik 15.maddesinin son fıkrası hükmü uyarınca, bilirkişi kurulunca yapılan değer tespitinde idarece belgelerin mahkemeye verildiği günün (dava tarihi olan 13.02.2008 gününün) esas tutulacağı dikkate alınmadan bilirkişi kurulunca daha önceki pazarlığa en son çağrı tarihinin değerlendirme tarihi olarak kabulü,
3-Mahkemece, dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğu kabul edildiğine göre Kamulaştırma Yasasının kıymet takdiri esaslarını gösteren 11.maddesinin birinci fıkrasının özellikle arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca kamulaştırma gününden önce özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerinin tespiti ve bedelin tespitinde etkisi olan diğer unsurlarda dikkate alınarak ikinci fıkra gereğince her unsurun gerekçeleri ve değere katkı oranları ayrı ayrı belirlenip dayanakları gösterilmek suretiyle değerlendirilerek kamulaştırma bedelinin saptanması gerekmektedir.
Emsalin kamulaştırılan taşınmazla aynı konumda olması, taşınmaza yakın mesafede bulunması, aynı nitelik ve özellikleri taşıması, benzer yüzölçümünde olması veya kamulaştırmaya yakın günlerde satılmış olması zorunlu değildir. Aynı özellik ve nitelikleri taşıyan başka yerlerde bulunan ve kamulaştırma gününden önce satılmış olan taşınmazlar da emsal alınabilir. Bu emsalin satış fiyatına Türkiye İstatistik Kurumu toptan eşya fiyatları endeksi uygulanmak suretiyle değerlendirme tarihinde oluşan fiyatları bulunduktan sonra dava konusu taşınmazla karşılaştırılıp incelenerek aradaki farklılıklar belirtilip üstün ve eksik yönleri açıklanmalı, bu nitelik ve farklılıkların taşınmazın değerine olan etkilerinin ne olduğu belirtilmeli ve bu suretle yapılacak karşılaştırma ile dava konusu taşınmazın değeri belirlenmelidir.
Emsal kayıtlar Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtildikten sonra bunun imar parseli olup olmadığı da sorulup saptanmalıdır. İncelenen emsal imar parseli olup da dava konusu taşınmazın bu nitelikte olmaması halinde, dava konusu taşınmazın yapılacak karşılaştırmadan sonra bulunacak değerinden, İmar Yasasının 18.maddesinin 2.fıkrası gözetilerek, düzenleme ortaklık payına tekabül edecek oranda indirim yapılması gerektiği de dikkate alınmalıdır.
2942 sayılı Yasanın 4650 sayılı Yasa ile değişik 11. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereği emlak vergi değerlerinin de dava konusu taşınmazın emsalle karşılaştırılmasında göz önünde tutulması gerekir. Buna göre dava konusu taşınmaz ve emsallerin emlak vergisine esas tutulan asgari m2 değerlerinin ilgili Belediye Başkanlıklarından (2008 yılı itibarıyla) getirtilerek karşılaştırılması ve değerlendirmeye esas alınan oranlar fahiş ölçüde farklı olduğunda bu farklılık ve çelişkinin giderilmiş olması gerekir.
Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda Şeyhadil Mahallesi 416 ada 77, 80, 84, 89, 78, 81, 88 parsel sayılı taşınmazlar emsal olarak incelenmiş, ancak dava konusu taşınmazla emsal taşınmazların üstün ve eksik yönleri aralarındaki farklılıklar ve bunların taşınmazın değerine olan etkileri yeterince karşılaştırılıp belirtilmemiş, emsallerin ve dava konusu taşınmazın İmar Yasası uyarınca düzenleme görüp görmedikleri araştırılmamış ve yine dava konusu taşınmaz ile somut emsallerin değerlendirme tarihinde (2008 yılı) bulundukları cadde ve sokak itibariyle belediyece emlak vergisine esas olmak üzere belirlenen asgari m² değerleri sorulup saptanmamış, genel ifadelerle dava konusu taşınmaza 15 YTL/m² değer belirleyen bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulmuştur.
Mahkemece, yukarıdaki açıklanan hususlarda eksikler tamamlanarak bilirkişi kurulundan ek rapor alınmadan hüküm kurulması,
4-Davanın niteliği itibarıyla kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına da maktu tarifeler üzerinden avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 13.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.