YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4164
KARAR NO : 2010/6701
KARAR TARİHİ : 03.05.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava, 2942 sayılı Kamulaştırma Yasasının 4650 sayılı Yasayla değişik 10. maddesi uyarınca kamulaştırma bedelinin tespitiyle taşınmaz malın idare adına tescili istemine ilişkindir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden dava konusu taşınmazın davalı adına kayıtlı olduğu, kamulaştırmayı yapan idarece Kamulaştırma Yasasının 4650 sayılı Yasayla değişik 8.maddesi hükmü gereğince taşınmaz mal sahibine uzlaşma konusunda çağrı yapıldığı ve bu davanın açıldığı, davanın yargılaması sırasında davalı vekilinin cevap dilekçesinde uzlaşmaya çağrı için çıkarılan tebligatın usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, müvekkili şirketin çalışanları arasında tebligatın teslim edildiği … isimli bir şahsın bulunmadığını, Tebligat Yasasına göre şirket adına çıkarılan tebligatın şirketin yetkili temsilcisine tebliğ edilmesi gerektiğini, satınalma komisyonunun davetiyesinden davalı şirket yöneticisinin haberdar olmadığını, bu hususu dava dilekçesi tebliğ edildiğinde öğrendillerini savunarak usul açısından davanın reddini istediği anlaşılmaktadır.
Davalı vekili yargılama sırasında vermiş olduğu cevap dilekçesinde ve katıldığı oturumlarda davanın reddini istemiş olduğuna göre Yasanın 8.maddesi gereğince yöntemince tebligat yapılmış olsa bile davalının anlaşmaya yanaşmayacağı anlaşıldığından davalı şirketin yetkili temsilcisine 8. madde gereğince tebligat yapılmasının sonucu değiştirmeyeceği gözetilerek ve dava ekonomisi de göz önünde bulundurularak davaya bakılıp toplanacak kanıtlara göre esas hakkında hüküm kurulması gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 03.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.