Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2010/4553 E. 2010/11136 K. 19.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4553
KARAR NO : 2010/11136
KARAR TARİHİ : 19.07.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVACILAR : …, …,..

Davacılar vekili dava dilekçesinde, müvekkillerinin “…” olan soyadlarının “…” olarak düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacılar dava dilekçesinde, soyadlarının nüfus kayıtlarında ” … ” olmasına karşın “…” soyadı ile bilinip tanındıklarını ileri sürerek soyadlarının “…” olarak değiştirilmesini istemişler, mahkemece davacıların babası …’nun … olan soyadını … olarak değiştirdiği, 5490 sayılı Yasanın 36/1-b maddesi gereğince aynı konuya ilişkin olarak nüfus davasının bir kez açılabileceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgeler, nüfus kayıtları ve Bakırköy 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.01.1978 günü kesinleşen 1977/545-386 sayılı kararı içeriğinden, davacı …’ın bekarken … olan soyadını … olarak değiştirdiği, bu değişiklikten sonra 25.09.1980’de davacı Saltanat ile evlendiği, bu evlilikten 23.09.1982 doğumlu davacı …, 05.10.1989 doğumlu davacı … ve 12.04.1994 doğumlu davacı …’in doğduğu anlaşılmaktadır. Buna göre … dışındaki davacıların soyadlarında sonradan yapılmış bir değişiklik sözkonusu olmayıp davacı eş evlenmekle, davacı çocuklar doğmakla babaları …’ın … soyadını almışlardır. Davacı … yukarıda sözü edilen mahkeme kararı ile … olan soyadını … olarak değiştirdiğinden 5490 sayılı Yasanın 36/1-b maddesi gereğince davasının reddinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. … eşi davacı …’ın davasının da 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 187. maddesi gereğince kadın evlenmekle kocasının soyadını alacağı ve evlilik birliği sürdüğü ve kocanın soyadı değişmediği sürece bu soyadını taşımak zorunda olduğu ve bu soyadını tek başına değiştirme hakkı bulunmadığından açıklanan gerekçe ile reddi doğrudur. Davacı … yönünden ise henüz reşit olmadığından 4721 sayılı Yasanın 321. maddesindeki “çocuk anne baba evli ise ailenin soyadını taşır” hükmü gereğince …’in soyadının değiştirilmesi isteminin reddine karar verilmesinde de bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

./..

-2-

2010/4553-11136

Ancak, dava tarihinde reşit olan davacılar… ve …’in doğumla … soyadını aldıkları, daha sonra soyadlarında bir değişiklik sözkonusu olmadığına göre 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 27. maddesi hükmü uyarınca kişi, haklı nedenlere dayanarak adının bu bağlamda soyadının değiştirilmesini hakimden isteyebileceğinden, mahkemece tüm kanıtların toplanıp, davacıların göstereceği tanıklar da dinlendikten sonra oluşacak sonuç doğrultusunda hüküm kurulması gerekirken, yeterli inceleme yapılmadan yazılı gerekçeyle davacılar… ve … yönünden de davanın reddine karar verilmiş olması ve ayrıca mahkemece yapılan yargılama sırasında 04.05.2008 günlü son oturuma katılan Cumhuriyet Savcısının ad ve soyadı ile sicil numarasının gerekçeli kararın başlık kısmında gösterilmemiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.