YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4860
KARAR NO : 2010/9433
KARAR TARİHİ : 22.06.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, eğitim ve öğretim giderinden kaynaklanan borcunun olmadığının tespiti, varsa fazla ödemenin istirdadı istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılardan …’nin askeri öğrenci iken 11.08.2000 tarihinde okuldan ayrıldığını, bu eğitimden dolayı kendilerine bildirilen borcun 6.847 YTL’sinin ödendiğini; bu nedenle, davalıya borçlarının kalmadığının tespiti ile fazla ödemenin faiziyle beraber iadesini talep etmiş; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, yüklenme senedi hükümlerine uygun olarak yapılan hesaplama sonucunda davacıların davalı idareye (davacılarca yapılan ödemeler Borçlar Kanunu’nun 84.maddesine uygun olarak öncelikle işlemiş faizden düşülmek suretiyle) daha 3.948,52 YTL asıl borç nedeniyle, 6.028,63 YTL’de işlemiş faiz nedeniyle borçlarının kaldığı belirlenmiş, mahkemece; davacı … …’nin davasının reddine, diğer davacı … …’nin davasının kabulü ile bu davacının davalı idareye borcunun olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelerden; davacılardan ……’nin … Defterdarlığı Kara Harp Okulu Saymalık Müdürlüğüne vermiş olduğu 02.11.2000 günlü taahhütnamede “Askeri öğrenci olan oğlum …’nin 11.08.2000 tarihinde Kara Harp Okulundan ayrılması nedeniyle çıkarılan borcu taahhüdümüz gereği yasal faizi ile kabul ediyorum” şeklinde taahhütte bulunduğu, bu taahhütnamenin düzenlendiği tarihte 26.05.1982 doğum tarihli olan yükümlü …’nin reşit olduğu anlaşılmıştır. Bu durum karşısında, davacı … …’nin yukarıda bahsedilen taahhüt uyarınca,-yükümlü gibi- hesap edilen borç ile bu borcun sarf tarihlerinden dava tarihine kadar işlemiş faizinin tamamından sorumlu tutulması gerekir. Bu sebeple, dava tarihi itibarıyla adı geçen davacı … …’nin de hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava tarihi itibarıyla davalı idareye ödemesi gereken borcunun olduğu saptandığına göre bu davacının davasının da reddine karar vermek gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle kabulü şeklinde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davacı tarafa iadesine, 22.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.