Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2010/5027 E. 2010/7572 K. 24.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5027
KARAR NO : 2010/7572
KARAR TARİHİ : 24.05.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, ortaklığın giderilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının da malik bulunduğu 4 katlı betonarme binada müvekkilinin davalı ile birlikte yarı yarıya hissedar olduklarını, ancak yapının tasarrufunda anlaşamadıklarını ileri sürerek, taşınmaz malın üzerinde kat irtifakı kurulmak ve ivaz ilave edilmek kaydıyla taksimi mümkün bulunduğundan bu yolla, olmadığı takdirde satış suretiyle ortaklığın giderilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne teknik bilirkişinin raporu doğrultusunda anataşınmazın paylaştırılmasına karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden, yargılama sırasında yerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporu içeriğinden dava konusu taşınmazın … Merkez … Mahallesinde 5983 parsel numaralı 287,76 m² yüzölçümlü bir arsa olduğu, bunun üzerinde bodrum, zemin, birinci ve ikinci kattan müteşekkil tamamlanmamış bir bina bulunduğu, tamamlanmamış olan ikinci katın inşaat seviyesinin %85 düzeyinde olduğu, bu durumuna rağmen binanın bodrum ve zemin katının paylaştırıldığı, birinci kat ile tamamlanmayan ikinci katın paylaşım dışı bırakıldığı, ana yapının iskan ruhsatının alınmadığı, yönetim planının da düzenlenmediği anlaşılmaktadır.
Kat Mülkiyeti Yasasının 10.maddesinin son fıkrası hükmüne göre, kat mülkiyetine konu olmaya elverişli bir yapı üzerindeki ortaklığın giderilmesi davasında, ortak maliklerden birisinin paylaşımın kat mülkiyeti kurulması suretiyle yapılmasını istemesi halinde mahkemece anılan Yasanın 12.maddesindeki belgelere dayalı olarak ortak mülkiyetin kat mülkiyetine çevrilmesine ve paylar denkleştirilmek suretiyle bağımsız bölümlerin her paydaşa en az bir bağımsız bölüm düşecek şekilde ortaklara tahsisine karar verilebilir. Yargıtayın yerleşmiş uygulamalarına göre kat mülkiyetine elverişli binalarda anayapının onaylı projesinin bulunmaması veya projeye aykırı yapılması ya da onaylı projeye aykırı imalat ve tadilatların sonradan yapılmış olması gibi durumlar tek başına kat mülkiyetine geçiş suretiyle ortaklığın giderilmesine engel teşkil etmez. Proje noksanlığının tamamlanması veya onaylı projeye aykırı imalat ve tadilatın projeye uygun hale getirilmesi mümkün ise bunun için davalıya ve Yasanın 12.maddesinde öngörülen belgeleri tamamlaması amacıyla kat mülkiyeti kurulmasını isteyen tarafa yeterli süre verilmesi gerekir. Tanınan makul süre içerisinde veya ilgilinin iradesi dışında olağanüstü ve haklı nedenlere dayanılarak verilecek ek sürede belgelerin tamamlanmaması halinde satış suretiyle ortaklığın giderilmesine, belgelerin eksiksiz ve yasaya uygun biçimde tamamlanması halinde ise mahkemece diğer koşulların da mevcut olduğunun anlaşılması durumunda kat mülkiyeti kurulması suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmelidir.
Somut olayda yukarıda açıklanan hususlar da göz önünde bulundurularak öncelikle kat mülkiyeti kurulmasını isteyen davalı tarafa anayapının tamamlanmasını sağlamak amacıyla uygun bir süre verilmesi, binadaki tüm bağımsız bölümler tamamlandıktan sonra 12.maddeye göre hazırlanması gereken belgelerin düzenlettirilmesi sağlanıp söz konusu belgelerle ilgili olarak taraflardan herhangi birinin imzadan imtina etmesi halinde bu belgeleri imzalamış sayılmasına mahkemece karar verilmesi, tamamlanmış olan ana yapının tüm bağımsız bölümlerinin arsa payına da bağlanmış biçimde paydaşlara özgülenmesi, tüm bu hususların yerine getirilmesinin imkansızlığı halinde anataşınmazdaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.