YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5226
KARAR NO : 2010/7355
KARAR TARİHİ : 11.05.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece üç kez bilirkişi incelemeleri yaptırılmış, üçüncü bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda karar verilmişse de, üçüncü bilirkişi kurulu raporu hüküm kurmaya elverişli değildir.
Şöyle ki;
Dava konusu taşınmazın değerlendirilmesine … Mıntıka 251 parsel sayılı kat irtifaklı taşınmazın 19 nolu işyeri nitelikli bağımsız bölümün 31.12.1985 tarihli satışı emsal alarak incelenmiştir.
Kat Mülkiyeti ya da kat irtifakı kurulu yapılardaki bağımsız bölüm satışlarında binanın niteliği, inşaat kalitesi, bağımsız bölümlerin iç düzeni, cephesi gibi hususlar satış fiyatının belirlenmesinde etkili olup, ortak yerlerden yararlanma oranı dahi satış fiyatında dikkate alındığından bu gibi satışlarda binanın değeri satış değerinden düşülmüş olsa bile yanılgıya sebebiyet verecek nitelikte olduğundan arsa değerlendirmesinde emsal olamaz. Bundan ayrı olarak; Yargıtay uygulamalarına göre de, emsal alınan taşınmazın uzun bir süre önceki satışının esas alınması da yanıltıcı sonuçlara götürebileceğinden kabul edilmemektedir. … gibi gayrimenkul satışlarının hareketli olduğu bir bölgede yakın tarihli emsal bir satışın bulunamayacağından da bahsedilemez. Mahkemece bu hususları dikkate almadan düzenlenen bilirkişi raporunun hükme esas alınmış olması doğru görülmemiştir.
Mahkemece, yeniden emsal araştırması yapılarak bilirkişi kurulundan bulunacak uygun emsalin incelemeye alındığı ek rapor alınmalı, raporun bozmaya uygunluğu denetlendikten sonra hasıl olacak sonuç doğrultusunda hüküm kurulmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 11.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.