Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2010/5263 E. 2010/11102 K. 19.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5263
KARAR NO : 2010/11102
KARAR TARİHİ : 19.07.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, kamulaştırılan taşınmazın amaca uygun biçimde kullanılmadan üçüncü kişiye satıldığı belirtilerek oluşan zararın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dilekçesinde; …,… mevkiinde bulunan 106 parsel sayılı taşınmazın davalı idare tarafından Eğitim ve Dinlenme Tesisi kurulması için kamulaştırıldığını, Manavgat Asliye Hukuk Mahkemesinin 1984 Esas-1985 Karar sayılı ilamı ile 06.06.1985 tarihinde davalı idare lehine tapuda tescil edildiğini, davalının söz konusu taşınmazı amacına uygun şekilde kullanmayarak Haziran 2003 de üçüncü bir şahsa sattığını, bu nedenle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 30.000 YTL tazminatın (2003 yılından itibaren işleyecek yasal faizde dahil olmak üzere birlikte) davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini, 29.04.2009 günlü ıslah dilekçesinde de 276.259 YTL’nin reeskont faiziyle birlikte tahsiline hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile bilirkişi raporuna göre 179.266 TL tazminatın 01.01.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine hükmedilmiştir.
Dava, 2942 Sayılı Yasasının 22. ve 23. maddelerine göre idarenin davacıya geri alım hakkını kullandırmaması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davalı … Müdürlüğünün yukarıda yazılı mevkideki 106 parsel sayılı 8290 m² yüzölçümlü taşınmaz yapmayı planladığı tesis için anılan Yasanın 7. ve 8. maddeleri uyarınca 03.08.1983 tarihinde kamulaştırılmış, 21.02.1985 tarihinde de 2942 Sayılı Yasanın 16.maddesine göre verilen karar gereği tapuda tescil işlemi gerçekleştirilmiştir.106 parsel sayılı taşınmazda yapılan ifraz işlemi sonucu 1133,1134 ve 1135 parseller oluşmuş, 5378 m² yüzölçümlü 1135 parselin 107,108,109 parsellerle tevhit edilmesi sonucu 1140 parsel meydana gelmiştir. Davacı idare, aradan geçen zaman içerisinde 1140 parsel sayılı taşınmazla birlikte 1146,1133,1143,1145,1141,1147 ve 1160 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde kurmayı düşündüğü Eğitim ve Dinlenme Tesislerini yapmak amacıyla yapı ruhsatı almış, inşaatın başlamasından sonra sözkonusu parsellerin kaplumbağa koruma alanında kalması nedeniyle Belediye Başkanlığı tarafından tesislerin yapımı durdurulmuştur. Maliye Bakanlığı Milli Emlak Müdürlüğü
../..

-2-
2010/5263-11102

özelleştirme kapsamında anılan taşınmazlar üzerindeki Bayındırlık ve İskan Bakanlığı (…) adına yapılan tahsisi kaldırmış olmasına karşın Kamulaştırma Yasasının 22. maddesi uyarınca davacıya herhangi bir duyuruda bulunmamıştır. Daha sonra 9288 m² yüzölçümlü 1140 sayılı parsel 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine uygun biçimde 27.08.2003 günü, 557.500.000.000 TL bedelle üçüncü bir şahsa (… Turizm Yatırımları A.Ş) satılmıştır.Davacının dava konusu taşınmazda payına isabet eden satış tutarı 21.296.296.000 TL.dır. Başka bir anlatımla idare, bu satış sebebiyle davacının taşınmazdaki payına karşılık satın alandan 21.296.296.000 TL para almıştır. O halde davacı idareden ancak bu bedelle sınırlı bir talep hakkına sahiptir. Taşınmaz, ihale Yasası hükümlerine göre satıldığına ve ihale de iptal edilmediğine göre muvazaadan da bahsedilemez. Öte yandan mal sahibinin geri alma hakkını düzenleyen Kamulaştırma Yasasının 23.maddesi; idarece beş yıl içinde, kamulaştırma amacına uygun hiçbir işlem veya tesisat yapılmaz veya kamu yararına yönelik bir ihtiyaca tahsis edilmeyerek taşınmaz mal olduğu gibi bırakılırsa mal sahibi veya mirasçıları kamulaştırma bedelini aldıkları günden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte ödeyerek taşınmaz malını geri alabileceğini öngörmektedir. Somut olayda 23.madde kapsamında bir geri alma davası artık söz konusu değildir. Taşınmaz mal el değiştirdiğinden 23.maddenin uygulanmasına olanak kalmamış, taşınmazın mülkiyeti bedele dönüşmüştür. Kamulaştırma, yasaya uygun şekilde gerçekleştirilen bir işlem olduğuna göre taşınmazın son satışından sonra alınan bedelin kamulaştırma sebebiyle mal sahibine ödenen bedelden daha fazla olup olmadığının incelenmesi gerekir. Diğer bir anlatımla kamulaştırma nedeniyle taşınmazın bedeli kendisine ödendiğine göre aradan geçen zaman içinde taşınmazda bu bedele nazaran yeni bir değer artışı meydana gelip gelmediği incelenmeli, fark varsa bu fark ilgiliye ödenmelidir. Bunun tespiti taşınmazın üçüncü şahsa satış bedeliyle mal sahibinin kendisine daha önce ödenen kamulaştırma bedelinin dava tarihine endekslenmesiyle bulunacak miktarın saptanıp karşılaştırılması ile mümkündür. Yasal faiz uygulamak suretiyle bedel tespiti yanıltıcı sonuçlara götürebilir. Tüm bu açıklamalardan da anlaşılacağı gibi kamulaştırma nedeniyle mal sahibine verilen bedele (bedel artırım davası açılması halinde artırılmasına hükmedilen miktar da dikkate alınarak) ödeme gününden itibaren, aynı şekilde taşınmazın üçüncü şahsa devri sonucu alınan bedele de bu tarihten itibaren dava gününe kadar Devlet İstatistik Enstitüsü fiyat artış endeksleri uygulamak suretiyle ulaştıkları miktarlar saptanıp, bu iki bedel arasında davacı aleyhine bir durum meydana gelmiş ise bu bedele hükmetmek, mal sahibi aleyhine bir fark oluşmadığı taktirde de davanın reddine karar vermek gerekirken, taşınmazın dava tarihindeki değerini esas alan bilirkişi kurulu raporlarına itibar edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 19.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.