Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2010/5554 E. 2010/10257 K. 06.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5554
KARAR NO : 2010/10257
KARAR TARİHİ : 06.07.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davalı vekili Av…. ile aleyhine temyiz olunan davacı vekili Av…. geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I

Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden dava konusu taşınmazın 23500m² olup, bunun 8000m²’sinin kapama zeytin bahçesi, 15500m²’sinin ise tarım arazisi olarak değerlendirilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
Ancak;
1-2942 Sayılı Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik 15. maddesinin son fıkrası hükmüne göre, bilirkişilerce yapılan değer tespitinde, idarece belgelerin mahkemeye verildiği günün (dava tarihinin) esas alınması gerekir. Somut olayda idarece belgelerin mahkemeye verildiği güne göre 2009 yılı verilerinin getirtilip buna göre bedel tespiti yapılması gerektiğinde kuşku yoktur. Her ne kadar taşınmazın yerinde yapılan inceleme ve bilirkişi kurulunun raporunu düzenlediği tarihte 2009 verilerinin henüz belli olmadığı gerekçesiyle bir önceki yılın verileri üzerinden hesaplama yapılmış ise de hüküm tarihinde 2009 yılı verilerinin saptanmış bulunması olasılığı gözönünde tutularak bilirkişi kurulunca münavebeye alınan ürünlere ilişkin 2009 yılı resmi verilerinin getirtilip raporun denetlenmesi ve bilirkişi kurulundan bu verilere uygun ek rapor alınması gerektiğinin düşünülmemesi,
Kabule göre de;
2-Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik 11.maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca arazilerde değerlendirme, taşınmaz malın değerlendirme tarihindeki mevki ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği yıllık net gelire göre yapılır.Birden çok ürün yetiştirilebilen yörelerde gerçek değere ulaşılabilmesi için tek ürünle yetinilmeyerek çevrede ekilmesi mutat olan ürünler dikkate alınır.Net gelirin hesaplanmasında münavebeye alınan ürünlerin dekar başına ortalama verimi ve üretim giderleri ile kg başına ortalama satış fiyatlarının Tarım Müdürlüğünden getirtilecek listelerde yazılı verilere uygun olması gerekir.
Buna göre mahkemece, dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede ekilmesi mutat olup münavebeye alınacak ürünlerin neler olduğu İlçe Tarım Müdürlüğünden sorulup, buğday ürününün yanında en az bir ürün daha alınıp, bunun da değerlendirme yılında dekar başına ortalama verimi ve üretim gideri ile kg. başına ortalama satış fiyatı esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğinin düşünülmemiş olması,
3-Dairece daha önceki yıllarda incelenen dosyalardan anlaşıldığına göre, Tarım Müdürlüklerince hazırlanan veri listelerinde, zeytin ürününün bir yıl ürün verdiği diğer yıl ise vermediği yada çok düşük ürün verdiği (var yılı-yok yılı) dikkate alınarak verilerin hazırlandığı bilinmektedir. Bu durumda mahkemece ilçe genelinde geçerli olan ve kuru şartlarda yetişen zeytin ürününün dekara ortalama verimi, toptan satış fiyatı ve dekara masrafını gösterir veri listesi istenerek buna göre hesaplama yaptırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dosyaya sunulan üç ayrı durumu gösterir zeytin verilerinden gerekçesi de gösterilmeden ikinci sıradaki verilerin değerlendirilmeye esas alınması ve ayrıca zeytinin değeri hesaplanırken de periyodisitesi gerekçe gösterilerek bulunan miktarın da ikiye bölünmesi suretiyle değerin belirlenmesi ve böylece taşınmazın değerinin düşük hesaplanması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı yararına takdir edilen 750,00TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.