Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2010/6247 E. 2010/12396 K. 04.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6247
KARAR NO : 2010/12396
KARAR TARİHİ : 04.10.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, eğitim ve öğretim giderinden kaynaklanan 32.781,74YTL. alacağın sarf tarihinden itibaren faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu iken resen emekliye sevk edildiğini, bu sebeple davalının kalan mecburi hizmetine karşılık gelen 32.781,74 YTL alacağın sarf tarihinden itibaren faiziyle tahsilini istemiş; mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Yükümlü subay nasbedildikten sonra ordudan ayrıldığından hakkında uygulanması gereken 926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Yasasının 112. maddesine 4861 Sayılı Yasanın 7. ve 4917 Sayılı Yasanın 5. maddeleri uyarınca eklenen ek fıkraya göre; yükümlünün öğretim, eğitim ve yetiştirme masraflarının yükümlülük süresinin eksik kalan kısmı ile orantılı olarak kanuni faizi ile birlikte ödemesi gerekir. Faizin başlangıç tarihinin ise Milli Savunma Bakanlığı’nca hazırlanan 17.12.2005 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren Türk Silahlı Kuvvetleri Personelinin Öğrenim, Eğitim ve Yetiştirme Masraflarının Tespitine Dair Yönetmelik hükümleri uyarınca belirlenmesi zorunludur. Sözü edilen yönetmeliğin 6. maddesinin (b) bendinde “masrafların yapıldığı yıl esas alınarak ayrıldığı veya ilişiğinin kesildiği tarihe kadar kanuni faizi hesaplanarak tazminat hesabı yapılır” hükmü yer almaktadır. Bu sebeple, davacı da dava dilekçesinde masrafların sarf tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsilini istediğine göre; mahkemece, bu tarihlerden itibaren dava tarihine kadar işlemiş faizin bilirkişiye hesap ettirilip hüküm altına alınması gerekirken ilişik kesme tarihinden dava tarihine kadar işlemiş faiz hesabı yapan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 04.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.