YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/638
KARAR NO : 2010/2290
KARAR TARİHİ : 18.02.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde kat maliklerinin rızası olmadan balkonlara ve pencerelere takılan demir parmaklıkların kaldırılması istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; aynı zamanda sitenin yöneticisi de olan davacının, anataşınmazın 4 nolu, davalının ise 10 nolu bağımsız bölümünün maliki olduğunu, davalının bağımsız bölümünün balkon kapılarına ve pencerelerine diğer kat maliklerinin iznini almadan demir parmaklık taktırdığını, sitenin genel görünümünü bozduğunu belirterek, takılan demir parmaklıkların kaldırılmasını istemiş, mahkemece kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının 19. maddesinin ikinci fıkrasına göre kat maliklerinden biri, kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası olmadıkça ana taşınmazın ortak yerlerinde inşaat, onarım, tesis ve değişiklik yaptıramaz. Ancak Yargıtay’ın kararlılık kazanmış uygulamalarında özellikle bodrum ve zemin katlarda bulunan bağımsız bölümlerin, balkonlarındaki kapılarla pencerelerin dış yüzeyine yatay bağlantısı ve bombesi olmayan düz ve dikey demir parmaklık takılmasına güvenlik açısından zorunluluk bulunduğunda izin verilmektedir. Dava konusu edilen balkonun kapı ve penceresine takılan parmaklıkların yatay motifler ve bombeli unsurlar da taşıdığı dikkate alındığında basamak işlevi görüp üst katların güvenliği açısından tehlike oluşturması kaçınılmaz olup bu husus gözönünde tutularak, yukarıda nitelikleri belirtilen şekilde demir parmaklık takılmasına karar verilmesi gerekirken, sözü edilen demir parmaklıkların site bütünlüğü içerisinde çirkinliğe neden olmadığı, üst katların güvenliği açısından sorun yaratmadığı, site dizaynıyla uyumlu olduğu gerekçeleriyle davanın reddine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.