YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6497
KARAR NO : 2010/12479
KARAR TARİHİ : 04.10.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde mimari projeye aykırılık nedeniyle eski hale getirme ve fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla 3.000 TL ecrimisilin yasal faiziyle birlikte tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-Davacı vekili dava dilekçesinde, beş katlı anataşınmazda kendisinin üstteki üç adet bağımsız bölümü, davalıların da zemin ve 1. kattaki bağımsız bölümlerin malikleri olduğunu, projesinde mevcut olan merdiven ve asansör boşluğunun fiilen davalılara ait bağımsız bölüme katılıp onlar tarafından kullanıldığını ileri sürerek projesine uygun eski hale getirilmesine ve ortak yerleri kullanmış olmaları nedeniyle 3.000 TL ecrimisilin de davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporları ve ek raporların incelenmesinde, projede zemin kattan beşinci kata kadar yapılması gereken merdiven kovası ve asansör boşluğunun yerinde yapılmadığı sadece zemin katı 1. kata bağlayan ancak projeye uygun bulunmayan bir merdiven bulunduğu, projeye uygun olarak zemin kattan 5. kata kadar merdiven ve asansör yapılmasının bina statiğine olumsuz bir etkisi olmadığı belirtilmiştir.
Davalılar yargılama sırasında sözü edilen projeye aykırı değişikliğin kendileri tarafından yapılmadığını, bu konuda eylemleri olmadığını, bunun anayapının inşaası sırasında gerçekleştirildiğini savunmuşlardır. Dava konusu olan merdiven kovası ve asansör boşluğunun ortak yer niteliğinde bulunduğunda kuşku yoktur. Kat Mülkiyeti Yasasının 19. maddesinin birinci fıkrası hükmü uyarınca kat malikleri anataşınmazın mimari durumunu ve sağlamlığını titizlikle korumakla yükümlüdürler. Projeye aykırı hususların projeye uygun hale getirilmesi ve bunun gerektirdiği giderlerin de anayapıdaki tüm kat maliklerince karşılanması gerekir. Yeter ki projeye aykırılığı kat maliklerinden biri veya birkaçı gerçekleştirmiş olmasın. Davalı
tarafça yargılama sırasında ve ayrıca temyiz aşamasında ileri sürüldüğü gibi sözü edilen projeye aykırılığın doğrudan davalı kat maliklerince değilde anayapının başlangıçtaki inşaası sırasında yüklenici tarafından yapılmış olması kat maliklerini sorumluluktan kurtarmaz. Projeye aykırılıkların eski hale getirilmesinden sonra yüklenici sorumluluğu sözkonusu olması halinde her zaman için kat maliklerinin yükleniciye rücu hakları vardır.
Buna göre yukarıda açıklanan hususlar gözönünde bulundurularak davaya bakılıp esas hakkında hüküm kurulması gerekirken, projeye aykırılıktan müteahhit sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi,
2-Ecrimisile konu edilen binanın ilk inşaası sırasında yapılan projede boşluk olan yerin gelir getirici bir yer olmadığı düşünülmeden bu yerle ilgili ecrimisil hesaplanarak buna hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 04.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.