Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2010/6788 E. 2010/9490 K. 24.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6788
KARAR NO : 2010/9490
KARAR TARİHİ : 24.06.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

… Cumhuriyet Başsavcılığının 18.10.2007 gün 2007/9 sayılı davanamesi ile davalıların nüfus kayıtlarının iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne dair karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiş, temyiz isteminin reddine ilişkin ek karar davalılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve duruşma istemi konusu itibariyle reddedildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkeme kararının, temyiz isteminde bulunan davalılar vekiline yöntemine uygun biçimde tebliğ edilmeden kesinleştirilmiş bulunduğu anlaşıldığından davalılar vekilinin bu konuya ilişkin temyiz isteminin kabulüne ve mahkemenin temyiz isteminin reddine dair 30.10.2009 günlü kararının kaldırılmasına karar verilerek dosya içindeki tüm kağıtların incelenmesi sonucu;
Tebligat Yasasının 4829 sayılı Yasa ile değişik 28. maddesi “Adresi meçhul olanlara tebligat ilanen yapılır. Tebliği çıkaran merci, muhatabın adresini resmi veya hususi müesseselerle dairelerden gerekli gördüklerine sorar ve zabıta vasıtasıyla tahkik ve tespit ettirir.” hükmünü içermektedir. Öte yandan Tebligat Tüzüğünün 46. maddesi hükmüne göre muhatabın adresinin meçhul sayılması, Tüzüğün 13. maddesi mucibince yapılan soruşturmaya rağmen ikametgahının veya işyerinin de bulunamamasıyla gerçekleşir. Tebligat Tüzüğünün 46. maddesinin göndermede bulunduğu 13. maddede, tebligatı çıkaran merci tarafından adres araştırmasının ne suretle yapılacağı gösterilmiştir. Mahkemece davalıların adreslerinin araştırılması konusunda … Jandarma Komutanlığına ve Nüfus Müdürlüğüne müzekkere yazılmış ise de; Nüfus Müdürlüğünün bu konudaki yanıtı dosya içerisinde bulunmamaktadır. Kaldı ki, Dairemizin geri çevirme kararı üzerine nüfus müdürlüğünden gönderilen adres bilgilerinde davalıların adresleri mevcut olup, davalı …’nin adres beyan tarihi olan 15.03.2007 tarihi de dava tarihinden öncedir.

Yukarıda açıklanan hususlar ve Tüzüğün 46. maddesinin son fıkrasında; ilanın, tebligatta başvurulacak son çare olduğu hükmü dikkate alınmadan mahkemece ilanen tebligat yapılarak davadan haberdar edilmeyen davalı tarafın yokluğunda yargılama yapılmak suretiyle davalının savunma hakkının kısıtlanmış olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.