Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2010/6964 E. 2010/11479 K. 20.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6964
KARAR NO : 2010/11479
KARAR TARİHİ : 20.09.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde itirazın iptali ve %40’dan az olmamak üzere icra inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı …’in… 1.Sitesi yöneticisi iken davacıdan aldığı kömürün bedelini ödememesi üzerine yapılan icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek davalının itirazının iptali ile icra takibinin devamını ve davalının %40 icra tazminatı ödemesine karar verilmesini istemiştir.
Dosyada toplanan bilgi ve belgeler incelendiğinde; davalı …’in… 1.Sitesi yöneticisi olduğu dönemde davacı …’nin …Ofisi’nden 5.032 YTL. tutarında ithal kömür aldığı buna ilişkin 04.03.2008 günlü faturada kömür bedelinin davalı yönetim tarafından ödeneceğinin açıkça belirtildiği böylece davalının, davacı yana kömür borcunun bulunduğu anlaşılmaktadır. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre, yöneticinin anataşınmaz için kat malikleri adına 3. kişilerden kömür vb. yakıt alabileceği bundan doğan borç yönünden yöneticiye kömür satan 3. kişinin bu kömür bedelinin tahsili için kendisinden kömür alan yöneticiye karşı doğrudan icra takibi yapabileceği ve dava açabileceği kabul edilmektedir. Somut olayda davalının yönetici sıfatıyla davacıdan kömür satın aldığı ve bu konuda fatura düzenlendiği, icra takibinin de sözü edilen kömür bedeli ile ilgili olduğu anlaşılmakla davaya bakılıp toplanan kanıtlar doğrultusunda hüküm kurulması gerekirken, mahkemece davanın kanıtlanamadığı ve ayrıca davacının davacı sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.