Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2010/7359 E. 2010/10159 K. 05.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7359
KARAR NO : 2010/10159
KARAR TARİHİ : 05.07.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece bir kez bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-Kamulaştırma Yasasının 4650 sayılı Yasayla değişik 11.maddesinin birinci fıkrasının arazilere ilişkin (f) bendinde taşınmaz malın kamulaştırma (dava) tarihindeki mevkii ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden değerinin belirleneceği öngörülmektedir. Bu yöntemle taşınmazın değerinin saptanmasında münavebeye alınacak ürünler yönünden sulu ya da kuru tarım arazisi niteliğinde olup olmaması önem taşır. Mahallinde yapılan keşif sırasında bu yönde herhangi bir tespit yapılmamış olduğu halde, bilirkişi kurulu raporunda gerekçe gösterilmeden sulu tarım arazilerindeki ürünler münavebeye alınarak değer biçilmiştir. Sulama kaynağının ne olduğu açıkça gösterilmeden (taşınmazın üzerindeki bir su kaynağından veya yakınındaki bir dereden sulanıp sulanmadığı), sulamanın taşınmazın tamamında ve her mevsim için fiilen yeterli olup olmadığı, dereden sulanıyorsa bu suyun kendi doğal akışı ile mi yoksa özel bir pompalama yada başka bir sistemle mi taşınmaza ulaştığı, yeraltı suyundan hangi sistemle yararlanıldığı hususları ayrıntılı bir biçimde araştırma yapılarak belirlenmeden, pompajla sulama varsa bunun için yapılacak giderlerin de üretim masraflarına ilave edilmesi gerektiği düşünülmeden düzenlenen bilirkişi kurulu raporuna dayalı hüküm kurulması,
2-2942 sayılı Yasanın 4650 sayılı Yasayla değişik 15. maddesinin son fıkrası uyarınca bilirkişilerce yapılan değer tespitinde, idarece belgelerin mahkemeye verildiği gün (dava tarihi) esas tutulur. Buna göre tarım arazisi olan dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihindeki (2009 yılı) mevki ve şartlarına göre ve olduğu
./..
-2-

2010/7359-10159

gibi kullanılması halinde getireceği net gelirinin tespitinde, münavebeye alınacak ürünlerin 2009 yılına ait dekar başına ortalama verimi ve üretim giderleri ile kg. başına toptan satış fiyatlarının esas alınması gerekir. Kural böyle iken bilirkişilerce düzenlenen raporda İlçe Tarım Müdürlüğünce 2008 yılı veri listesindeki domates, biber, patlıcan, hıyar, buğday ve taze fasulye için dekar başına ortalamanın üstünde verim miktarı ve kilogram satış fiyatı alınmak suretiyle taşınmazın net gelirinin dolayısıyla değerinin yükseltilmesi,
3-Tapu kaydının incelenmesinden dava konusu taşınmaz 835 m²’lik bölümü üzerinde TEK lehine irtifak hakkı tesis edildiği anlaşılmış olup bunun taşınmazın değerinde oluşturması kaçınılmaz olan değer kaybının incelenmemiş olması,
4-Yargılama sırasında vekille temsil edilen davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu konuda olumlu olumsuz bir hüküm kurulmamış olması,
5-Dava dilekçesinde kurulan irtifak hakkının tesciline karar verilmesi istendiği halde tesisine hükmedilmesiyle yetinilmesi,
Doğru görülmemiştir
Mahkemece taşınmazın sulu yada kuru tarım arazisi niteliğinin açıkça ve denetime olanak verecek biçimde ve bir nolu bozmada değinilen hususlar doğrultusunda araştırılıp saptanması, bunun sonucunda taşınmazın fiilen sulandığının kesin olarak belirlenmesi, susuz olduğunun anlaşılması halinde kuru tarım arazilerinde münavebeye alınacak ürünlere ilişkin ortalama verilere göre değerlendirme yapılıp kapitalizasyon faizinin %6 oranında alınması, İlçe Tarım Müdürlüğünden 2009 yılına ilişkin (kuru-sulu ayrımı yapılarak) dekar başına ortalama verimi ve üretim giderleri ile kg. başına toptan satış fiyatlarını gösterir biçimde veri cetvelleri getirtilerek, ortalama değerleri esas alan ve diğer bozma nedenlerini de karşılayan ek rapor alınmalı ve oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.