YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7458
KARAR NO : 2010/12959
KARAR TARİHİ : 12.10.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, 15.06.2006 tarihli kat malikleri kurulu toplantısında alınan kararların iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın görev yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece bozmaya uyulmuş ise de gereği tam olarak yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki;
Dairenin 02.03.2009 tarihli bozma ilamında; Kat Mülkiyeti Yasasının 32. maddesine göre kat malikleri kurulunun bağımsız bölüm maliklerinden oluşacağı, toplantılarda malikin tayin ettiği vekili tarafından temsil edilmesi halinde dahi verilen kararlardan malikin bizzat sorumlu olacağı, bu bakımdan kat malikleri kurulu kararının iptali istemiyle açılan davada husumetin toplantıya katılan vekile değil doğrudan kat malikine yöneltilmesi gerektiği, iptali istenilen 15.06.2006 günlü kat malikleri kurulu kararının alındığı toplantıya katılan …, … ve …’nın dosyada mevcut tapu kayıt örneklerine göre kat maliki olmadıkları, adı geçen davalılar kat maliki değil iseler toplantıya hangi bağımsız bölüm malikini temsilen katıldıkları belirlenerek asıl kat malikleri davaya dahil edilip taraf teşkili sağlandıktan sonra karar verilmesi gerekeceği belirtilmiş, görev hususuna ise değinilmemiştir. Dosyadaki belgelerden dava konusu A-18 bloka ait kat malikleri kurulu toplantısının iptali istenmekte olup, bu bloğun da 1474 ada 1 parsel üzerinde kurulduğu anlaşılmaktadır. Yargıtay uygulamalarında birden çok parsel üzerinde kurulmuş sitelerde davacı ve davalı tarafın aynı parselde bulunması ve bu parselde de kat mülkiyeti ya da kat irtifakı kurulmuş olması halinde uyuşmazlığın Kat Mülkiyeti Yasasından kaynaklandığı kabul edilmektedir. Buna göre mahkemece işin esasına girerek bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile görevsizlik kararı verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi