Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2010/8007 E. 2010/12237 K. 30.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8007
KARAR NO : 2010/12237
KARAR TARİHİ : 30.09.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 17. maddesine göre tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava dilekçesinde, kamulaştırılan 643 parsel sayılı taşınmazın paydaşları olan davalıların tapuda ferağ vermedikleri ileri sürülerek, 2942 Sayılı Yasanın 17.maddesi uyarınca dava konusu taşınmazın davacı idare adına tescili istenilmiş; mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Kamulaştırılan taşınmaz malın 2942 Sayılı Yasanın 17.maddesi hükmüne göre kamulaştırmayı yapan idare adına tescil edilebilmesi için öncelikle kamulaştırma kararının ve diğer ilgili belgelerin taşınmaz malın malikine veya maliklerine yöntemince tebliğ edilmiş olması gerekir. Taşınmaz mal sahibi, tebliğ edilen kamulaştırma işlemine karşı süresinde idari ve adli yargıya başvurmamış veya bu konuda açılan davalar kesin olarak sonuçlanmış olmasına karşın, tapuda ferağ vermediği takdirde; idare, kamulaştırma bedelinin tamamını ulusal bankalardan birine yatırarak makbuzu ilgili belge örnekleriyle birlikte mahkemeye vererek taşınmazın adına tescilini isteyebilir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden kamulaştırma belgelerinin davalılardan …’ya 01.03.2001’de, …’ya 21.02.2001’de tebliğ edildiği iddia edilmişse de davalılar vekilince sunulan ikametgah belgelerine göre tebligat
tarihlerinde yurtdışında bulundukları anlaşıldığından tebligatların geçerli sayılamayacağı böylece bu davalılar yönünden kamulaştırma işleminin kesinleşmediği ve dolayısıyla 2942 Sayılı Yasanın 17.maddesinde öngörülen “kamulaştırmanın tamamlanmış olması” koşulunun gerçekleşmediği gözetilmeden bu davalıların payı yönünden de tescile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.