Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2010/8049 E. 2010/13471 K. 19.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8049
KARAR NO : 2010/13471
KARAR TARİHİ : 19.10.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Daha önceki 06.04.2009 günlü bozma ilamında bilirkişi kurulunca münavebeye alınan buğdayın dekara ortalama verimi 312 kg olduğu halde bilirkişi kurulunca daha yüksek alınmasının doğru olmadığı belirtilmesine rağmen, bozmadan sonra alınan bilirkişi kurulu ek raporunda buğdayın veriminin yine 450 kg alınmak ve bozmadan sonra dosya içerisine getirtilen veri listesine göre, bilirkişi kurulunca münavebeye alınan sarımsağın verimi 800 kg/dk. Olmasına rağmen 900 kg/dk. alınmak suretiyle taşınmazın kamulaştırma bedelinin yüksek tespit edilmiş olması,
2-Yine yukarıda sözü edilen bozma ilamında belirtilmesine rağmen, davada kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi,
3-Davanın mahiyeti gereği davada kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği dikkate alınmadan, hüküm altına alınan kamulaştırma bedeli üzerinden nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi,
4-Dairenin bozma kararından önce tespit edilip idarece davalı adına bankaya yatırılan bedel ile bozma üzerine alınan rapora göre tespit edilip hüküm altına alınan bedel arasındaki farkın (İdarece fazladan yatırılmış olan paranın) davalı tarafça varsa bankadan çekilmesine kadar işlemiş olan mevduat faiziyle birlikte davacı idareye ödenmesine karar verilmesi gerekirken, sadece fazla yatırılan miktarın iadesine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 19.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.