Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2010/812 E. 2010/6444 K. 27.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/812
KARAR NO : 2010/6444
KARAR TARİHİ : 27.04.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, 2942 sayılı Yasanın 23.maddesi gereğince tapu iptali ile tescil istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı idarenin kamulaştırması sonucu mülkiyetine geçen davacıya ait taşınmaz malla ilgili kamulaştırmadan vazgeçilmesi nedeniyle 2942 sayılı Yasanın 23.maddesi uyarınca söz konusu yerin tapu kaydının iptaline, kendisi adına tesciline karar verilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne, kamulaştırılan ve mülkiyeti idareye geçen taşınmaz malın tapusunun iptaline, davacı adına tesciline, kamulaştırma bedelinin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile davacıdan alınarak davalı Hazineye ödenmesine karar verilmiştir.
2942 sayılı Kamulaştırma Yasasının 21.maddesine göre, idare kamulaştırmanın her safhasında kamulaştırma kararı veren ve onaylayan yetkili merci kararı ile kamulaştırmadan tek taraflı olarak kısmen veya tamamen vazgeçebilir. Aynı Yasanın 23.maddesine göre de kamulaştırma bedelinin kesinleşmesi tarihinden itibaren beş yıl içinde kamulaştırmayı yapan idare kamulaştırılan taşınmaz malı kamu yararına yönelik bir ihtiyaca tahsis etmeyerek olduğu gibi bırakırsa, mal sahibi veya mirasçıları kamulaştırma bedelini aldıkları günden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte ödeyerek taşınmaz malını geri alabilir.
Somut olayda, mahkemece Yasanın 23.maddesindeki hüküm dikkate alınarak öncelikle davalı idarenin kamulaştırma bedeli olarak davacıya ödediği tutarın karar verilebilecek olan tarihe kadar işleyecek faizi hesaplattırılıp, bu miktarla birlikte kamulaştırma bedelinin mahkeme veznesine depo ettirilmesi için davacı tarafa (malik veya mirasçılarına) süre verilmesi, bu gerekler yerine getirildikten sonra taşınmaz malın tapusunun iptaline, davacı adına tesciline, bedelin ve faizin davalı idareye verilmesine karar verilmesi gerekirken, bu işlemler yaptırılmadan doğrudan doğruya kamulaştırılan taşınmaz malın tapusunun iptali ile davacı adına tescili yolunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 27.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.