Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2010/8845 E. 2010/13440 K. 19.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8845
KARAR NO : 2010/13440
KARAR TARİHİ : 19.10.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, eğitim ve öğretim giderinden kaynaklanan 25.996,50 TL alacağın sarf tarihinden itibaren davalılardan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan …’ın Hava Harp Okulu öğrencisi iken 05.07.2006 tarihinde okuldan ayrıldığını belirterek kendisine 2002-2006 yıllarında yapılan 25.996,50 TL masrafın sarf tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş; mahkemece, davadaki alacak miktarı yargı kararıyla belirlenip kesinleştiği ve böyle bir davayı açmakta davacının hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden, özellikle Ankara 25.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 17.05.2007 gün, 2006/443-2007/169 sayılı dava dosyası içeriğinden; davalılardan …’ın bu davanın davacısı Milli Savunma Bakanlığı aleyhine açmış olduğu menfi tespit davasında borçlu olmadığının tespitini istemiş, mahkemece de, davanın kısmen kabulüne, bilirkişi raporu içeriğine göre davacının davalı idareye 12.010,87 TL borçlu olmadığının tespitine, davacının davalıya ödemesi gereken 13.985,63 TL öğrenim gideri anapara borcundan, 2.978,69 TL’ye 01.09.2003 gününden, 2.754,79 TL’ye 01.09.2004 gününden, 4.120,34 TL’ye 01.09.2005 gününden ve 4.131,82 TL’lik kısma da 05.07.2006 gününden itibaren yasal faiz yürütülmesine, davacının bu miktar kadar borçlu olduğunun tespitine karar verilmiş ve bu karar Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleşmiştir.
Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılabileceği gibi davalılardan… hakkında herhangi bir dava açılmamış ve hüküm kurulmamıştır. Bu kişi, davaya dayanak teşkil eden taahhüt ve kefalet senedinde söz konusu borcun kefilidir.
Mahkemece bu durum dikkate alınarak davalılardan… hakkındaki davada işin esasına girilip tüm deliller toplanıp oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 19.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.