YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8965
KARAR NO : 2010/16324
KARAR TARİHİ : 16.12.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece yapılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan rapor hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-Hükme esas alınan raporlardan birinci bilirkişi kurulu raporunda somut emsal olarak incelenen … Mah. 4443 ada 13 parsel sayılı taşınmazın üzerinde tapu kaydına göre ev bulunmakta olup, evin satış tarihindeki nitelikleri belirlenip o tarihteki Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’nca yayımlanan yapı yaklaşık birim maliyet cetvelindeki sınıfına göre değeri bulunup (yıpranma payı düşüldükten sonra) bu değerin toplam satış değerinden indirimi yapılarak somut emsalin m² satış değerinin belirlenmesi gerekirken emlak vergi beyannamesinin arsa olarak verildiği gerekçesiyle satış bedelinin yalnızca zemine ait olduğunun kabulü ile emsal m² değerlerinin hesaplanması,
2-Hükme esas alınan ikinci bilirkişi kurulunun raporunda somut emsal olarak … Mah. 4449 ada 1 parsel sayılı taşınmaz incelenmiş ve bu taşınmazın 08.02.2006 günlü 2770/9600 payın 798.390 YTL.lik satışının esas alındığı belirtilmişse de; Dairemizce incelenen ve aynı kamulaştırmaya ilişkin dava dosyalarında (Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/571-2008/462, Dairenin 2008/13045-2009/3269; Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/431-2008/377, Dairenin 2008/13042-2009/3270 vd.) bu emsalin 17.01.2003 günlü 360/2400 payının 191.842.000.000 TL; 08.09.2005 günlü 13/240 payının 150.000.000 TL bedelle satışlarının incelendiği anlaşılmıştır. Buna göre tüm satışları birbirine yakın tarihlerde ve birbirinden çok farklı bedellerle yapılmış olan bu emsalin incelenen satışın gerçeği yansıtmadığı ve tapudaki vasfının ev olması karşısında satış tarihindeki bina bedeli toplam satış bedelinden düşülüp m² satış değeri bulunması gerekirken, bina değeri düşülmeksizin arsa vasfı ile m² değerinin belirlenmiş olması da dikkate alındığında dava konusu taşınmaz ile karşılaştırma açısından uygun emsal olmadığı izlenimi uyandırdığından sözü edilen taşınmazın somut emsal alınarak değerlendirme yapılması,
3-Dava konusu taşınmaz, üzerinde kat irtifakı kurulu anataşınmazda bağımsız bölümdür. Kat irtifaklı bağımsız bölümlerin değeri Kat Mülkiyeti Yasasının 46. maddesinin son fıkrası hükmüne göre bulunur. Yapının tamamı için Kamulaştırma Yasasının 11. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’nca yayımlanan değerlendirme tarihindeki resmi birim fiyatları ve yapı maliyetleri hesaplarını gösteren listelere göre (yıpranma payı da düşülerek) değer verilir. Bundan sonra zeminle yapı değerleri toplanıp kamulaştırmaya konu edilen bağımsız bölümün tapu kaydında yazılı olan arsa payına oranlanmasıyla o bağımsız bölümün kamulaştırma bedeli tespit edilir. Her iki bilirkişi kurulunca bu esaslara uygun değerlendirme yapılmadan ve değerlendirme tarihi olan 2007 yılı yerine 2008 yılı Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Yapı Yaklaşık birim maliyet cetvellerini esas alan rapor düzenlenmiş olması da,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 16.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.