Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2010/9314 E. 2010/13865 K. 25.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9314
KARAR NO : 2010/13865
KARAR TARİHİ : 25.10.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Kamulaştırma Yasasının 11.maddesi hükmüne göre, bedel tespit davalarında öncelikle kamulaştırılan taşınmazın değerlendirme tarihindeki vasfının (arsa veya arazi) belirlenmesi, arsa vasfında ise değerlendirme tarihinden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değeri, taşınmaz arazi vasfında ise değerlendirme tarihindeki mevki ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınmak suretiyle değerinin belirlenmesi gerekir.
Dairenin geri çevirme kararı üzerine dosyaya getirtilen Odunpazarı Belediye Başkanlığı’nın 23.07.2010 tarih ve 2809-7839 sayılı yazısında dava konusu Karacahüyük Köyü 1894 ve … Köyü 4 ve 11 numaralı taşınmazların 24.06.1987 tarih 26/4-16 sayılı meclis kararı ile onaylanmış 1/1000 ölçekli imar planında tarımsal niteliğini korunacak tarım alanında kaldığı, 06.08.1997 tarihinde yapılan plan değişikliği ile de Karacahüyük Köyü 1894 ve … Köyü 4 parselin 25 metre genişliğinde yol geçirildiği bilahare 26.11.2004 tarihli imar planında da yolun 40 metre olarak genişletildiği anlaşılmaktadır.
Taşınmazların belirtilen bu özelliklerine göre arsa niteliğinde olduğunun kabulü ile 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Yasasının 15. maddesinde belirtilen yönteme uygun olarak yeniden bilirkişi kurulu oluşturulup rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, tarım arazisi özelliği ile değer belirleyen rapora dayanılarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.