Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2010/9415 E. 2010/11717 K. 23.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9415
KARAR NO : 2010/11717
KARAR TARİHİ : 23.09.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-Dava konusu taşınmaz 6.846 m² olup 339,47 m²’si kamulaştırılmıştır. Geriye kalan 6.506,53 m²’lik bölümün yüzölçümü itibariyle kullanım amacı ve geometrik durumu (imarlı arsa olması) dikkate alındığında arta kalan kesimde herhangi bir değer düşüklüğü olmayacağı gözetilmeden bu bölümde %2 değer düşüklüğü öngören rapora göre karar verilmesi,
2-Üzerinde irtifak hakkı kurulması nedeniyle taşınmazda oluşacak değer düşüklüğü oranının saptanmasında taşınmaz malın cinsi, kullanım biçimi ile irtifak hakkının niteliği (boru hattı, enerji nakil hattı vs) kapladığı alan, yeri ve yönü gözönünde bulundurulmalıdır. Yargıtay uygulamalarında üzerinde irtifak hakkı kurulmuş olan taşınmazda bu irtifak nedeniyle oluşacak değer düşüklüğünün (taşınmazın cinsi ve niteliğine uygun kullanımı önemli ölçüde etkileyen özel bir durum yoksa) irtifaktan etkilenen alanın mülkiyet değerinin arazide %35’ini, arsada ise %50’sini geçmeyeceği kabul edilmektedir.
Buna göre, arsa niteliğinde olan dava konusu taşınmazda irtifak nedeniyle tamamında oluşacak değer düşüklüğünün en fazla %1,86’yı geçmeyeceğinin düşünülmemesi ve değer kaybının taşınmazın tümü üzerinden hesaplanması gerekmesine rağmen yanlış hesap yöntemi kullanılarak düşük kamulaştırma bedeline hükmedilmesi ,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece, yukarıda sözü edilen bozma nedenleri doğrultusunda bilirkişi kurulundan ek rapor alınmalı ve bu raporun bozmaya uygunluğu da denetlendikten sonra hasıl olacak sonuç doğrultusunda karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davacı tarafa iadesine, 23.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.