YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9641
KARAR NO : 2010/12963
KARAR TARİHİ : 12.10.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, aidat borcunu ödemeyen davalı hakkında yapılan icra takibine karşı ileri sürülen itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacı vekilince davalı hakkında 1.375.000.000 (1.375) TL aidat borcu, 2.527.500.000 (2.527,50) TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.902.500.000 (3.902,50) TL üzerinden icra takibi yapıldığı, site aidatı olarak 15.09.2003 tarihine kadar 40.000.000 (40) TL, daha sonrası için aylık 50.000.000 (50) TL istenildiği, mahkemece alınan bilirkişi raporunda ise takip alacağının 2003 yılı Ekim ayından önceki döneme ait olduğu, 2003 yılı Ekim ayından itibaren davalının kiracısının aidatları ödediği, buna göre davalının 1.350 TL asıl ve 1.289,62 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.639,62 TL borcu bulunduğu mahkemece de bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davacı vekili dava dilekçesinde C Blok 18 nolu bağımsız bölüm maliki olan davalının aidat borcunu ödememesi sebebiyle hakkında yürütülen icra takibine itirazı sonucu takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile inkâr tazminatına hükmedilmesini istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kat Mülkiyeti Yasasının 20. maddesinin (c) bendi gereğince kat malikleri ortak yer veya tesisler üzerindeki kullanma hakkından vazgeçmek veya kendi bağımsız bölümünün durumu dolayısıyla bunlardan faydalanmaya lüzum ve ihtiyaç bulunmadığını ileri sürmek suretiyle bu gider ve avans payını ödemekten kaçınamaz. Ancak, sorumluluğun kapsamının belirlenebilmesi için kat malikleri kurulu kararı ve işletme projesinin incelenmesi, gecikme tazminatından sorumlu olunabilmesi için de bağımsız bölüm malikinin aidatların belirlendiği kat malikleri kurulu toplantısına katılması veya toplantıya katılmamış olsa bile kat malikleri
kurulunda alınan kararların ya da işletme projesinin kendisine tebliğ edilmiş olması gerekir. Dosyadaki belgelerden takip konusu aidatların hangi aylara ait olduğu anlaşılamamış, kat malikleri kurulu kararlarına davalının katılıp katılmadığı alınan bu kararların davalıya tebliğ edilip edilmediğine ilişkin belgeye de rastlanmamıştır.
Bu durumda mahkemece davacı vekilinden takip konusu aidat alacaklarının hangi aylara ait olduğunun açıklattırılması, bu dönemle ilgili kat malikleri kurulu kararlarının ya da işletme projesinin bulunup bulunmadığının araştırılması, davalının toplantılara katılıp katılmadığının, katılmamış ise bunların tebliğ edilip edilmediğinin tespit edilmesi, varsa ödeme belgelerinin istenilmesi, bu belgeler doğrultusunda bilirkişiden rapor alınması ve hasıl olacak sonuç doğrultusuna karar verilmesi gerekirken, bu doğrultuda bir inceleme yapılmadan salt bilirkişi raporu doğrultusuna karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.