YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9762
KARAR NO : 2010/14630
KARAR TARİHİ : 05.11.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili dava dilekçesinde, müvekkillerinin oğlu …’ın nüfus kütüğünde “…” olarak yazılı doğum yerinin “…” olarak düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin müşterek çocukları olan …’ın 27.08.1999 gününde “Kıbrıs-…”de doğmuş olmasına rağmen, her nasılsa nüfus kütüğüne “…” doğumlu olarak yazıldığını, küçüğün Kıbrıs’ta doğmuş olması nedeniyle çifte vatandaşlık statüsünü kaybetmemesi için bu davayı açmak mecburiyetinde kaldıklarını ileri sürerek söz konusu yanlışlığın düzeltilmesini istemiş, mahkemece davacıların müşterek çocuğunun davacı … tarafından imzalanmış Mernis Doğum Formu gereğince … nüfusuna kayıt edilmiş olması ve …’de doğduğuna dair de usulüne uygun bir delil ibraz edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Yasası’na göre açılan bu tür kayıt düzeltme davaları kamu düzenini yakından ilgilendirmektedir. Hakim doğru sicili oluşturmak mecburiyetindedir. Öte yandan 4721 sayılı Türk Medeni Yasası’nın 7. maddesi uyarınca resmi siciller belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturur. Bunların içeriğinin doğru olmadığının ispatı, kanunlarda başka bir hüküm bulunmadıkça herhangi bir şekle bağlı değildir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden, davacıların müşterek çocukları … Arslan’ın 27.08.1999 tarihinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin … şehrinde doğduğuna dair Lefkoşa Kaymakamlığı Nüfus Kayıt Dairesi tarafından verilen belgeyi mahkemeye ibraz ettikleri, yargılama sırasında dinlenen tanığın da küçük …’ın …’de doğduktan sonra Türkiye’de (…’da) nüfusa kaydedildiğini bildirdiği anlaşılmıştır. Bu durum karşısında kanıtlanmış bulunan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile reddi yolunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.