Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2011/10120 E. 2011/10472 K. 20.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10120
KARAR NO : 2011/10472
KARAR TARİHİ : 20.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasası’nın 17. maddesi gereğince tapu iptali ve tescil istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava dilekçesinde, kamulaştırılan eski 562 (yeni 886) parsel sayılı taşınmazın paydaşlarından olan davalıların tapuda ferağ vermediği ileri sürülerek, 2942 Sayılı Yasanın 17.maddesi uyarınca dava konusu taşınmazın davacı idare adına tescili istenilmiş; mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Kamulaştırılan taşınmaz malın 2942 Sayılı Yasa’nın 17.maddesi hükmüne göre kamulaştırmayı yapan idare adına tescil edilebilmesi için öncelikle kamulaştırma kararının ve diğer ilgili belgelerin taşınmaz malın malikine veya maliklerine yöntemince tebliğ edilmiş olması gerekir. Taşınmaz mal sahibi, tebliğ edilen kamulaştırma işlemine karşı süresinde idari ve adli yargıya başvurmamış veya bu konuda açılan davalar kesin olarak sonuçlanmış olmasına karşın, tapuda ferağ vermediği takdirde; idare, takdir edilen ve dava açılmış olması halinde artırılan kamulaştırma bedelinin ve fer’ilerinin tamamını hak sahibi adına ulusal bankalardan birine yatırarak makbuzu ilgili belge örnekleriyle birlikte mahkemeye vererek taşınmazın adına tescilini isteyebilir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davaya konu taşınmazın 1974 yılında kamulaştırıldığı, kıymet takdirinin yapıldığı ve bedelin “Kurumun talimatı üzerine tediye yapılacaktır” şerhi düşülerek ve ayrıca mali denge vergisi ve kıymet artış vergisi adı altında kesintiler yapılarak davacı tarafından hak sahipleri adına bankaya yatırıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, bankaya yatırılan çekişmesiz bedelin ödenmemesi için konulan kaydın kaldırılıp kaldırılmadığının araştırılması, kaldırılmamış ise davacı idareye kısıtlamayı kaldırması ve yapılan kesintilerin tamamlanması için süre verilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.
2011/10120-10472
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.