YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10563
KARAR NO : 2011/10872
KARAR TARİHİ : 31.10.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, 26.05.2010 tarihli kat malikleri kurulu toplantısında alınan 1 ve 3 nolu kararların iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu kat mülkiyetli anataşınmazın kat malikleri kurulunca 26.05.2010 günü alınan ve dükkanlardan ortak gider ve aidat alınmamasına, yönetici, yönetici yardımcısı ve denetçinin ibrasına ilişkin bulunan kararın iptalini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden dava konusu anataşınmazda 13 bağımsız bölüm bulunduğu, adı geçen toplantının 7 bağımsız bölümün kat maliklerinin iştirakiyle yapıldığı, kararın 3 numaralı bendinin devamında genel giderlerin dükkanlardan alınmamasına karar verildiği, bu kararın 7 kat maliki tarafından asaleten ve vekaleten imzalandığı, dosyada mevcut yönetim planının tetkikinde de anataşınmazda bulunan dükkanların ortak gider ve aidat borçlarından ayrık tutulmalarına ilişkin bir hükmün bulunmadığı anlaşılmaktadır.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 20. maddesine göre kat maliklerinden her biri aralarında başka türlü anlaşma olmadıkça anataşınmazın tüm ortak giderlerine ve bu giderler için toplanacak avansa kendi arsa payı oranında katılmakla yükümlüdür. Mahkemece anataşınmazın yönetim planındaki durum ile yukarıda değinilen yasa maddesi dikkate alınarak dava konusu edilen 26.05.2010 günlü kararın 3 numaralı bendinde yer alan “genel giderlerin dükkanlardan alınmaması” sözcüklerinin iptaline karar verilmesi gerekirken bu konudaki istemin de reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 31.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.