Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2011/10581 E. 2011/11515 K. 17.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10581
KARAR NO : 2011/11515
KARAR TARİHİ : 17.11.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasası’nın 17.maddesi gereğince tapu iptali ve tescil istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava dilekçesinde, kamulaştırılan eski 493 (yeni 913) parsel sayılı taşınmazın maliki olan davalının tapuda ferağ vermediği ileri sürülerek, 2942 Sayılı Yasanın 17.maddesi uyarınca dava konusu taşınmazın davacı idare adına tescili istenilmiş; mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kamulaştırılan taşınmaz malın 2942 Sayılı Yasanın 17.maddesi hükmüne göre kamulaştırmayı yapan idare adına tescil edilebilmesi için öncelikle kamulaştırma kararının ve diğer ilgili belgelerin taşınmaz malın malikine veya maliklerine yöntemince tebliğ edilmiş olması gerekir. Taşınmaz mal sahibi, tebliğ edilen kamulaştırma işlemine karşı süresinde idari ve adli yargıya başvurmamış veya bu konuda açılan davalar kesin olarak sonuçlanmış olmasına karşın, tapuda ferağ vermediği takdirde; idare, kamulaştırma bedelinin tamamını ulusal bankalardan birine yatırarak makbuzu ilgili belge örnekleriyle birlikte mahkemeye vererek taşınmazın adına tescilini isteyebilir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; kamulaştırma belgelerinin taşınmazın kamulaştırma tarihindeki maliki … adına tebliğe çıkarıldığı, ancak “Kardeşi … imzasına” denilerek tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Dosya içinde bulunan aile nüfus kayıt tablolarına göre davalının bu isimde bir kardeşi bulunmadığı gibi tebliğ mazbatasında adı geçen … ile davalının aynı çatı altında oturduklarına ilişkin bir beyan da bulunmamakta olup, kamulaştırma kararı ve belgelerinin davalıya yöntemince tebliğ edildiğinden ve tebliğin geçerli olduğundan sözedilemez. Bu nedenle kamulaştırma işleminin kesinleşmediği ve dolayısıyla 2942 Sayılı Yasanın 17. maddesinde öngörülen kamulaştırmanın tamamlanmış olması koşulunun gerçekleşmediği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmeden tescile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.