Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2011/1485 E. 2011/1930 K. 15.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1485
KARAR NO : 2011/1930
KARAR TARİHİ : 15.02.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Bozmaya uyulmuşsa da, gereği yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki;
Bozma ilamında Kamulaştırma Yasasının 11. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca değerlendirme gününden önce özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerinin tespiti ve bedelin tespitinde etkisi olan diğer unsurlar da dikkate alınarak ikinci fıkra gereğince her unsurun gerekçeleri ve değere katkı oranları ayrı ayrı belirlenip dayanakları da gösterilerek değerlendirme yapılıp kamulaştırma bedelinin saptanması gerekeceği, bu saptamanın yapılmasında dikkate alınması gereken bir unsurun da dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın vergi beyan değerleri arasındaki oranın da olacağı, vergi beyanları ve resmi makamlarca yapılan kıymet takdirleri genellikle taşınmazın gerçek değerini tam olarak yansıtmayıp gerçek değerinden daha düşük değerler belirlenmekte ise de,bu husus dava konusu taşınmaz için olduğu kadar emsal içinde geçerli olduğu, Belediye Başkanlığınca belirlenen ve dosyaya getirtilen emlak vergisine esas asgari değerlerine göre emsal taşınmazın 48 TL/m², dava konusu taşınmaz için ise 16 TL/m² olduğu, bu durumunda emsalle dava konusu taşınmazın en fazla eş değerde olacağı yolundaki intibaı güçlendirdiği halde dava konusu taşınmazın emsalden yaklaşık 2,5 kat daha değerli olduğunun saptanması gerçek durumla taban tabana zıt, açık bir isabetsizlik teşkil ettiği belirtilmiştir.
Bozma sonrası alınan birinci bilirkişi kurulları raporunda değerlendirme tarihinden sonraki bir tarih olan 2010 yılına göre dava konusu taşınmazın emlak beyanının 240 TL/m², emsal taşınmazın 100 TL/m², ikinci bilirkişi kurulu raporunda ise dava konusu taşınmazın 147 TL/m², emsal taşınmazın 102 TL/m² olduğunu, buna görede önceki raporlarında tespit ettikleri değerin doğru olduğunu beyan etmişler, mahkemece de bu raporlar esas alınarak karar verilmiştir.
Kamulaştırma Yasasının 15. maddesinin son fıkrasına göre bilirkişilerce yapılan değer tespitinde, idarece belgelerin mahkemeye verildiği gün esas alınır. Dosyadaki bilgilerden davanın 13.05 2009 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Buna göre değerlendirmenin bu tarihteki değerler esas alınarak yapılması gerekirken, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın 2010 yılında geçerli olan emlak vergisine esas asgari vergi oranları dikkate alınarak bir karşılaştırma yapılmış olması doğru görülmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş, bilirkişi kurullarından dava konusu taşınmazın değerinin en fazla emsal taşınmazın değeri kadar olacağını belirten ek rapor almak, raporların bozmaya uygunluğunu denetlemek ve oluşacak sonuç doğrultusunda karar vermek olmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.