Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2011/4202 E. 2011/6926 K. 09.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4202
KARAR NO : 2011/6926
KARAR TARİHİ : 09.06.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

… Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 02.03.2010 gün ve 2010/4 no’lu davanamesi ile …’ın … olan anne adının iptali ile gerçek annesi … olarak tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
… Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 02.03.2010 gün 2010/4 sayılı davanamesi ile … ve … oğlu 1979 doğumlu …’ın nüfus kaydında … olan anne adının … olarak düzeltilmesi istenilmiş, mahkemece açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden, tutuklu …’ın Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği dilekçe ile babasının iki evlilik yaptığını, kendisinin nüfusta üvey annesi üzerine yazıldığını, öz annesi … üzerine kaydedilmek suretiyle nüfus kaydının düzeltilmesini istediği, Cumhuriyet Savcılığı tarafından yapılan araştırma ve soruşturma sonucu da bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36.maddesine göre nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davaları düzeltmeyi isteyen şahıslar ile resmi dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet Savcıları tarafından yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde açılır. Yasanın bu hükmüne göre Cumhuriyet Savcılarının böyle bir davayı açmaları ancak yasalar uyarınca ilgili resmi dairelerin gösterecekleri lüzum üzerine mümkündür. Kişilerin dava harç ve masraflarını yatırarak ilgili Asliye Hukuk Mahkemesinde açmaları mümkün bulunan böyle bir davayı görev ve yetkileri yasalarla belirlenmiş Cumhuriyet Savcılığını aracı kılarak açtırmaları mümkün değildir. Mahkemece bu durum dikkate alınarak yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yolunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 09.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.