Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2011/4613 E. 2011/7278 K. 16.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4613
KARAR NO : 2011/7278
KARAR TARİHİ : 16.06.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Kat Mülkiyeti Yasası’nın 20. maddesinin ikinci fıkrası hükmüne göre ortak giderden payına düşeni ödemeyen bağımsız bölüm malikinin ödemede geciktiği günler için ödemekle yükümlü bulunduğu aylık %10 (28.11.2007 tarihinden itibaren yüzde beş) gecikme tazminatının başlangıç gününün açıkça saptanmış olması gerekir. Davaya konu bağımsız bölüm 18.11.2006 tarihinde vefat eden …’ın tek yasal mirasçısı olarak 13.04.2010 tarihinde davalıya intikal etmiştir. Bu nedenle davaya konu ortak giderin dayanağını oluşturan kat malikleri kurulu kararının alındığı toplantılara gerek murisin gerekse onun külli halefi olan davalının karara katılmış ise karar tarihi, kararın alındığı toplantıya katılmamışsa bu kararın kendisine tebliğ edildiği ya da başka bir biçimde borcunu öğrendiği tarih, bunlar belirlenemiyorsa yapılan icra takibi nedeniyle ödeme emrinin tebliğ edildiği tarih esas alınmalıdır. Mahkemece bu esaslar dikkate alınarak davalı yanın ortak gider borcunu öğrendiği günün açıkça belirlenmesi, icra takibinden önce öğrenmediği saptandığında gecikme tazminatının ödeme emrinin tebliğinden itibaren başlatılması gerekirken, bu konuda yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan davalının borcuna ait olduğu aydan itibaren gecikme tazminatından sorumlu olduğunun kabulü yönünde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 16.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.