YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/471
KARAR NO : 2011/1674
KARAR TARİHİ : 14.02.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Kamulaştırma Yasasının 11. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca değerlendirme gününden önce özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerinin tespiti ve bedelin tespitinde etkisi olan diğer unsurlar da dikkate alınarak ikinci fıkra gereğince her unsurun gerekçeleri ve değere katkı oranları ayrı ayrı belirlenip dayanakları da gösterilmek suretiyle değerlendirilerek kamulaştırma bedelinin saptanması gerekir.
Bu saptamanın yapılmasında dikkate alınması gereken diğer bir unsur dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın vergi beyan değerleri arasındaki orandır.
2942 sayılı Yasanın 11. maddesinin (d) bendinde vergi beyanı, kıymet takdirinde gözönünde tutulması gereken esaslar arasında sayılmıştır. Bu tür nesnel öğeler sayesinde bilirkişilerin öznel değerlendirmelerini denetleme olanağı elde edilmiş olur. Vergi beyanları ve resmi makamlarca yapılan kıymet takdirleri genellikle taşınmazın gerçek değerini tam olarak yansıtmamakta, gerçek değerinden daha düşük değerler belirlenmektedir. Ancak, bu husus dava konusu taşınmaz için olduğu kadar emsal içinde geçerlidir ve emsal karşılaştırması yapılırken dikkate alınması yasa gereğidir. Bu itibarla dava konusu taşınmazın ve emsalin emlak vergisine esas tutulan asgari m² değerlerinin oranı ile bilirkişi raporunda değerlendirmeye alınan oran birbirinden fahiş ölçüde farklı olduğunda bu farklılık ve çelişki giderilmelidir.
Dosyaya getirtilen Belediye Başkanlığının emlak vergisine esas asgari değerleri emsal taşınmaz için 25 TL/m²; dava konusu taşınmaz için ise 10 TL/m² olarak bildirilmiş olup; hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise emsalin davaya konu taşınmazla karşılaştırılması yapılırken emsalin dava konusu taşınmaza göre ortalama 1,22 kat daha değerli olduğu da açıklandığı halde daha sonra hesap yapılırken bu belirlemenin aksine dava konusu taşınmaz emsalden 1,22 kat daha değerli kabul edilerek 144 TL/m² bedeli hesaplanmıştır.
Açıklanan nedenlerle dava konusu taşınmazın değerlendirilmesinde vergi değerleri oranına ve bilirkişi raporundaki saptamaya taban tabana zıt, açık bir isabetsizlik bulunduğu ve dava konusu taşınmazın değerinin en fazla emsal taşınmazın değeri kadar olabileceği gözetilmeden yeterli olmayan ve kendi içinde dahi çelişkili bulunan bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 14.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.