Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2011/477 E. 2011/765 K. 27.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/477
KARAR NO : 2011/765
KARAR TARİHİ : 27.01.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-Kamulaştırma Yasası’nın 11.maddesi hükmüne göre, bedel tespit davalarında öncelikle kamulaştırılan taşınmazın değerlendirme tarihindeki vasfının (arsa veya arazi) belirlenmesi, arsa vasfında ise değerlendirme tarihinden önce özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değeri, taşınmaz arazi vasfında ise değerlendirme tarihindeki mevki ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınmak suretiyle değerinin belirlenmesi gerekir.
Dosya içerisinde bulunan Dörtyol İlçesi, Kuzuculu Belediyesi Başkanlığı’nın 21.05.2008 ve 06.01.2009 tarihli ve Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’nün 15.06.2009 günlü yazıları ile, dava konusu taşınmazın belediye uygulama imar planı dışında olup, nazım imar planının bulunmadığı, mücavir alan olmadığı, 2. Derece Arkeolojik Sit Alanında olduğundan imara açılamayacağı bildirilmiştir.
Bakanlar Kurulunun Yargıtay’ca da kısmen benimsenen 28.02.1983 gün ve 1983/6122 sayılı kararı uyarınca, imar planında yer almayan bir taşınmazın arsa sayılabilmesi belediye veya mücavir alan sınırları içinde olmakla beraber, belediye hizmetlerinden (belediyece meskun olduğu için veya meskun hale getirileceği için sunulan yol, su, elektrik, ulaşım, çöp toplama, kanalizasyon, aydınlatma vd.) yararlanması ve meskun yerler arasında yer alması koşullarının birlikte gerçekleşmesi halinde mümkündür. Dava konusu taşınmazın, Bakanlar Kurulu Kararının 1. maddesi (b) bendinde de belirtildiği gibi fiilen meskun halde bulunamadığı ve Sit alanında olmasından dolayı imara da açılamayacağı anlaşıldığından “arsa” niteliğinde kabulüne olanak yoktur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle taşınmazın arazi olarak değerlendirilmesi gerekirken arsa niteliğine göre değerlendirme yapılarak buna göre bedel belirlenmiş olması,
2-Dosya içerisine getirtilen tapu kaydına göre dava konusu taşınmazın 256 m²’si üzerinde Ç.E.A.Ş lehine ve 1337,55 m²’si üzerinde de BOTAŞ lehine eski irtifak hakları mevcut olup, bu irtifak haklarının taşınmazda meydana getirmesi kaçınılmaz değer kaybının bilirkişi kurulunca dikkate alınmamış olması,
3- Dava konusu taşınmazın tapu kaydında yer alan haciz şerhlerinin bedele yansıtılmaması,
4- Dava konusu taşınmazın parsel numarası 1676 iken maddi hata sonucu kararın hüküm fıkrasında 1675 olarak yazılması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece İlçe Tarım Müdürlüğü’nden değerlendirme tarihine göre münavebeye alınacak ürünlerin hangileri olduğu ve bunlara ait dekar başına ortalama verim, üretim maliyeti ve toptan satış fiyatlarına ilişkin resmi veriler getirtildikten sonra arazi niteliğine göre inceleme yapacak bilirkişi kurulu oluşturularak bu verilere uygun değerlendirme yapan rapor alınmalı ve oluşacak sonuç doğrultusunda ve bozmanın diğer bentleri de gözetilerek karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.