Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2011/5159 E. 2011/12183 K. 29.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5159
KARAR NO : 2011/12183
KARAR TARİHİ : 29.11.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-Bilirkişi kurulunun hükme esas alınan raporunda ve ek raporunda emsal olarak incelenen 5062 parsel sayılı taşınmazın satış akit tablosuna göre taşınmaz üzerindeki zemin kat 5 nolu dükkanın 24.09.2007 tarihli satışı somut emsal olarak alınmış ise de; aynı parselde yer alan diğer bağımsız bölümlerin muhtelif tarihlerdeki satış bedelleri dikkate alındığında aralarında fahiş ölçüde farklılık olduğu, bu nedenle itibar edilemeyeceği, ayrıca bunların içerisinden en yüksek değerli olanın esas alınarak değerlendirme yapılmasının yanıltıcı sonuçlara götürebileceği dikkate alınmadan bu somut emsale göre değerlendirme yapılmış olması,
2-Kamulaştırma Yasasının 11. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca arsalarda değerlendirme gününden önce özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerinin tespiti ve bedelin tespitinde etkisi olan diğer unsurlar da dikkate alınarak ikinci fıkra gereğince her unsurun gerekçeleri ve değere katkı oranları ayrı ayrı belirlenip dayanakları da gösterilmek suretiyle değerlendirilerek kamulaştırma bedelinin saptanması gerekir.
Bu saptamanın yapılmasında dikkate alınması gereken diğer bir unsur dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın belediyelerce belirlenen asgari vergi değerleri arasındaki orandır.
2942 sayılı Yasanın 4650 sayılı Yasa ile değişik 11. maddesinin (d) bendinde vergi değerleri kıymet takdirinde gözönünde tutulması gereken esaslar arasında sayılmıştır. Buna göre dava konusu taşınmaz ile emsal alınacak taşınmazın değerlendirme tarihi itibariyle emlak vergisine esas tutulan asgari m² değerleri ilgili belediye başkanlıklarından getirtilerek karşılaştırılması ve değerlendirmeye esas alınan oranlar fahiş ölçüde farklı olduğunda bu farklılık ve çelişkinin giderilmesi gerekir. Mahkemece bu esaslar doğrultusunda dava konusu taşınmazla somut emsalin vergi değerleri getirtilerek bilirkişi raporunun denetlenmemiş olması,
3-Dava konusu taşınmaz, üzerinde kat mülkiyeti kurulu anataşınmazın bağımsız bölümleridir. Kat mülkiyetli bağımsız bölümlerin değeri Kat Mülkiyeti Yasasının 46. maddesinin son fıkrası hükmüne göre bulunur. Yapının tamamı için Kamulaştırma Yasasının 11. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’nca yayımlanan değerlendirme tarihindeki resmi birim fiyatları ve yapı maliyetleri hesaplarını gösteren listelere göre (yıpranma payı da düşülerek) değer verilir. Bundan sonra zeminle yapı değerleri toplanıp kamulaştırmaya konu edilen bağımsız bölümün tapu kaydında yazılı olan arsa payına oranlanmasıyla o bağımsız bölümün kamulaştırma bedeli tespit edilir. Bilirkişi kurulunca bu esaslara uygun değerlendirme yapılmadan rapor düzenlenmiş olması,
4-Dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan yapının emlak beyannameleri ve “Yıpranma paylarına ilişkin oranları gösteren cetvel”de dikkate alınarak yıpranma payının kıymet takdirindeki gibi %32 olarak hesaplanması gerekirken, bilirkişi kurulu tarafından denetime elverişsiz biçimde gerekçe gösterilmeden yıpranma payının %25 oranında uygulanması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 29.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.