YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5384
KARAR NO : 2011/8727
KARAR TARİHİ : 13.09.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve irtifak hakkının idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre, iklim koşulları, arazinin toprak ve topoğrafik yapısı ile bölgesindeki konumu (büyük yerleşim yerlerine uzaklığı vb) gözetildiğinde, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerle benzer nitelikte olan ülkemizin değişik yörelerindeki sulu tarım arazilerinin değerlendirilmesinde, (değeri önemli biçimde etkileyen, kanıtlanmış farklı ve özel bir etkenin bulunması durumu dışında) kapitalizasyon faiz oranı %5 olarak alınmaktadır. Hal böyle iken değerlendirmeye esas alınan bilirkişi kurulu ek raporunda taşınmazın değerinin belirlenmesinde kapitalizasyon faizi oranının %5 yerine %4 olarak kabulü,
2-Kamulaştırma Yasası’nın 15.maddesinin son fıkrasında, bilirkişilerce -aynı Yasanın 11. maddesinin (f) bendi hükmü gözetilerek- yapılacak değer tespitinde, idarece belgelerin mahkemeye verildiği günün (10.02.2010 dava tarihi) esas tutulacağı öngörülmüştür. Buna göre dava tarihi olan 2010 yılına ait verilerin esas alınarak kamulaştırma bedelinin tespit edilmesi gerekirken, bilirkişi kurulunca henüz 2010 yılına ait verilerin oluşmadığı gerekçesi ile taşınmazın değerlendirilmesinde 2009 yılı verilerin esas alınması suretiyle belirlenen m² değerine ÜFE endeksi uygulanarak 2010 yılı değerine ulaşılmış olması,
3-Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; kamulaştırmayı yapan idarece Kamulaştırma Yasası’nın 4650 Sayılı Yasayla değişik 8. maddesi hükmüne uygun biçimde taşınmaz mal sahibine uzlaşma konusunda yönteme uygun çağrı yapılmadan bu davanın açıldığı, davanın yargılaması sırasında davalı vekilinin dava dilekçesinin tebliği üzerine duruşmalara katılarak, Kamulaştırma Yasası’nın 27. maddesi gereğince belirlenen kamulaştırma bedelini kabul etmediğini belirttiği ve mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılarak taşınmazın degerinin belirlendiği anlaşılmıştır.
Davalı vekili yargılama sırasında taşınmaza biçilen bedelin az olduğunu, bu nedenle kabul etmediğini açıkça bildirdiğine göre yargılama sırasında vekille temsil edilen davacı yararına vekalet ücreti hesaplanmaması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece, bilirkişi kurulunca münavebeye alınan ürünlerin 2010 yılına ait veri listesi İl Tarım Müdürlüğünden getirtildikten sonra bilirkişi kurulundan diğer bozma nedenlerindeki hususları da karşılayan ek rapor alınmalı ve oluşacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.