YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5774
KARAR NO : 2011/10341
KARAR TARİHİ : 18.10.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde haksız yere ödenen 4.970 TL’nin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 2 ve 3 numaralı dükkanların paydaşı 23, 29 ve 30 numaralı bağımsız bölümlerin maliki olduğunu, davalı yönetim tarafından 2008/1176 ve 1188 Esas sayılı dosyalarla aleyhine takip yapıldığını, bu takibe konu borcu ödediğini, ancak; kendisinin apartmanın ortak giderinden dolayı herhangi bir borcu olmadığını belirterek haksız yere ödemiş olduğu 4.970 TL’nin tahsilini istemiş, mahkemece; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasası’nın 20. maddesine göre; kat maliklerinden her biri aralarında başka türlü anlaşma olmadıkça; kapıcı, kaloriferci, bahçıvan ve bekçi giderlerine ve bunlar için toplanacak avansa eşit olarak anagayrimenkulün sigorta primlerine ve bütün ortak yerlerin bakım, koruma, güçlendirme ve onarım giderleri ile yönetici aylığı gibi diğer giderlere ve ortak tesislerin işletme giderlerine ve giderler için toplanacak avansa kendi arsa payı oranında katılmakla yükümlüdür.
Bu sebeple; mahkemece, anataşınmaza ait karar defteri, işletme defteri, reddiyat ve tahsilat makbuzları ile banka hesapları ve tüm belgeler incelenerek, davacının takibe konu borcunun olup olmadığının, var ise bu borcunun ödenip ödenmediğinin, bu ödemeler sonucunda davacının borcu ilama bağlı ise yargılama giderleri, ilamsız takibe konu ise icra takip masrafları dışında fazla ödemesinin mevcut olup olmadığının, borcun avans olarak toplanan aidata ilişkin bulunup bulunmadığının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılarak alınan bu rapor doğrultusunda hüküm kurulması gerekirken, bilirkişinin sadece takibe konu borçların hacizden önce veya haciz sırasında ödendiği yönündeki görüşüne dayalı raporun hükme esas alınarak davanın reddi şeklinde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.