YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6310
KARAR NO : 2011/8007
KARAR TARİHİ : 30.06.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde fazlası saklı kalmak kaydıyla ürün kaybı nitelikli 10.000TL. maddi zararın fiili el atma tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, mülkiyeti davacı ile dava dışı kişilere ait olup davalı idare tarafından kamulaştırılan taşınmazların davacı tarafından malik ve kiracı olarak kullanıldığını ve taşınmaza buğday ürünü ekilmiş olduğunu, Kamulaştırma Yasasının 27. maddesine dayalı olarak yapılan tespitte dikkate alınmayan buğday ürününe zarar verildiğini ileri sürerek anılan Yasanın 20. maddesine dayalı olarak ürün kaybından kaynaklanan zararın tazminini istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya ekindeki bilgi ve belgelerden; … Kasabası 779 ve 1176 parsel sayılı taşınmazların 1/9’ar payı davacıya, diğer payları ise dava dışı kişilere ait olup davalı idare tarafından kamulaştırıldığı, davacının bu taşınmazların 1/9’ar payını mal sahibi, diğer bazı paylarını ise kiracı sıfatıyla kullandığı, Yasanın 27. maddesi uyarınca 04.07.2008 tarihinde tespit yapıldığı, yüklenici firmanın 14.05.2009 günlü yazısı ile el atılacağının davalı kuruma bildirildiği, davacı istemi üzerine yapılan tespitte taşınmaz üzerinde (08.06.2009 gün ve 2009/68 D…. dosyası) buğday ekili olduğunun saptandığı anlaşılmıştır. … Genel Müdürlüğünün 30.07.2009 gün ve 206 sayılı yazısı üzerine düzenlenen 30.07.2009 tarihli tutanakta 1176 parseldeki ürünün 1/3’lük kısmını paydaş …; aynı gün 208 sayılı yazısı sonrası tanzim edilen 30.07.2009 tarihli tutanakta 1/9’luk kısmının davacı … ve 202 sayılı yazısı sonrası tutulan 30.07.2009 tarihli tutanakta tamamının paydaşlardan … tarafından biçtirilerek alımının sağlandığının belirtildiği, sözü edilen tutanakların davalı kurum görevlileri ile davacı ve ürünü aldığı
ileri sürülen paydaşlarca imzalanmış olduğu görülmüştür. Dairece aynı gün incelenen Dairenin 30.06.2011 gün ve 2011/6196E.- 8008 K. sayılı (… 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/1004 E.-2011/784 K.sayılı) dosyasında 779 parsel nolu taşınmazın paydaşlarından … ve …’ın bu parseldeki aynı ekim dönemine ilişkin buğday ürününe yönelik açtıkları tazminat davasında, vekillerince 779 parseldeki buğday ürününün paydaşlar … ve … tarafından biçilerek alındığına dair beyanının mevcut olduğu, yine davaya konu taşınmazların … dışındaki paydaşları ile davacının 01.09.2008-31.12.2010 tarihleri arasında tarım yapılmak üzere tarla kira sözleşmesi imzaladıkları anlaşılmıştır.
Kamulaştırma Yasasının (4650 sayılı Yasa ile değişik) 25. maddesinin son fıkrası hükmüne göre, kamulaştırılan taşınmaz malın idare adına tesciline kadar, mal sahibinin bu yerde ekim yapmak ve ürün kaldırmak hakkı vardır. Ancak Yasanın 20. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, kamulaştırılan taşınmaz üzerindeki ürünün bedeline hükmedilebilmesi için bu yere idarece fiilen el konulup hasattan önce arazinin boşaltılması yüzünden mal sahibinin ürününü kaldıramamış olması gerekir. Somut olayda 30.07.2009 tarihinde idarece tutulan tutanaklara göre dava konusu taşınmazlara tescil kararından önce ekildiği anlaşılan buğday ürününün ne kadarının kimler tarafından biçilip alındığı tam olarak belirlenememektedir. Bu bağlamda mahkemece sözü edilen parsellerdeki ürünün hasat edilip edilmediği, hasat edilmiş ise davacı ya da kira sözleşmesinde taraf olan paydaşlarca ne kadarının hasat edildiği (yukarıda sözü edilen dava dosyası da getirtilip incelenmek suretiyle) araştırılıp, açıkça saptanarak oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz araştırma ve inceleme sonucu ve kira sözleşmesinde taraf olmadığı anlaşılan …’in payını da kapsar şekilde davanın kısmen kabulü yolunda hüküm kurulması, ayrıca karar başlığında davalı vekilinin adının yazılmamış olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.