Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2011/6607 E. 2011/7772 K. 27.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6607
KARAR NO : 2011/7772
KARAR TARİHİ : 27.06.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme ile alınan bilirkişi kurulu raporu hükme yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-Sulu tarım arazisi niteliğinde olduğu saptanan taşınmazın olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirin hesaplanmasında taşınmazın bulunduğu İl Tarım Müdürlüğünün sulu şartlarda dekar başına verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatına ilişkin verilerinin ortalama değerlerinin esas alınması gerekir. Dosyaya getirtilen veri cetvellerine göre dekar başına ortalama verim buğday için 425 kg., bamya için 300 kg.; toptan satış fiyatı buğday için 0.49 TL/kg., bamya için 1,46TL/kg olduğu halde bilirkişi kurulu raporunda sırasıyla 500 kg., 500 kg., 0,52TL/kg ve 2,02 TL/kg alınmak suretiyle değerlendirme yapılması,
2-Yargıtay’ın kararlılık kazanmış uygulamaları, herhangi bir ürünün verimi, fiyatı veya üretim maliyetinde olağanüstü artış veya düşüşler yaşanan yıllarda bu ürünün münavebeye alınmaması gerektiği yönündedir. Bilirkişi raporunda açıklanmamış olmakla birlikte, aynı bölgeden Daireye intikal eden dava dosyalarından kavun ürünü veriminin 2009 yılında salgın bitki hastalıkları ve zararlılar nedenleriyle bölgenin geçmiş yıllar ortalamalarından çok düşük olduğu bilinmektedir. Bu durumda kavunun münavebeye alınmaması, onun yerine bölgede sulu koşullarda mutad olarak ekimi yapılan ürünlerden birinin münavebeye alınması suretiyle değerlendirme yapılması gerektiğinin dikkate alınmaması,
Kabule göre de;
3-Davanın niteliği dikkate alınarak, kendisini vekil ile temsil ettirmiş olan davalı yararına da avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 27.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.