YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7279
KARAR NO : 2011/9258
KARAR TARİHİ : 26.09.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme ile alınan bilirkişi kurulu raporu hükme yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-Dava konusu 125 ada 3 parsel nolu taşınmazla ilgili kamulaştırma evrakı getirtilip incelenmeden hüküm kurulması,
2-Dava konusu 125 ada 3 parsel nolu taşınmazın tapu kaydı getirtilip davalının malik olup olmadığı belirlenmeden karar verilmesi,
3-Kamulaştırma Yasasının 11. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde taşınmaz malın kamulaştırma (değerlendirme) tarihindeki mevki ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelire göre değerinin belirleneceği öngörülmektedir. Bu yöntemle taşınmazın değerinin saptanmasında münavebeye alınacak ürünler yönünden sulu ya da kuru tarım arazisi niteliğinde olup olmaması önem taşır.
Bilirkişi kurulunca düzenlenen raporda dava konusu taşınmazların motopompla sulanabilen tarım arazileri olduğu belirtilmekle yetinilmiş, taşınmazların fiilen sulanıp sulanmadığı, sulanıyor ise kaynağı, suyun kendi doğal akışı ile mi taşınmazlara ulaştığı, dereden sulanıyorsa bu suyun taşınmazların tamamının sulanmasında her mevsim için yeterli olup olmadığı, ayrıca dereden sulanamadığı zamanlarda taşınmazların ne şekilde sulandığı, yapılan sulamanın daimi ve geçerli kabul edilebilmesi için kaynak üzerinde dava konusu taşınmazlar lehine bir mükellefiyet kurulmuş olması gerektiğinden bu hususun varlığı ve suyun yeterliliği vb. gibi hususlar araştırılmadan taşınmazları sulu tarla kabul ederek değerlendirme yapan ancak motopompla sulamanın getireceği ek maliyeti de hesaba katmayan rapora göre hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece, 1. ve 2. bentlerde belirtilen eksiklikler tamamlanıp yukarıda açıklandığı üzere taşınmazların sulu ya da kuru tarım arazisi niteliği açıkça ve denetime olanak verecek biçimde saptanmalı, sulu tarım arazisi olduğunun (fiilen sulandığının) belirlenmesi durumunda sulu tarım arazilerinde münavebeye alınacak ürünlere ilişkin, kuru tarım arazisi olduğunun anlaşılması durumunda ise kuru arazilerde münavebeye alınacak ürünlere ilişkin İlçe Tarım Müdürlüğünün bildireceği 2007 yılına ilişkin dekar başına ortalama verim ve üretim giderleri ile kg başına toptan satış fiyatları esas alınarak sulu tarım arazisi ise %5 kuru tarım arazisi ise %6 kapitalizasyon faizi uygulamak suretiyle değerlendirme yapılarak kamulaştırma bedellerinin belirlenmesi için bilirkişi kurulundan ek rapor alınmalı, raporların bozma gereklerine uygunluğu denetlenerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 26.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.