Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2011/7597 E. 2011/8662 K. 12.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7597
KARAR NO : 2011/8662
KARAR TARİHİ : 12.09.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1- Bilirkişi kurulunca dava konusu taşınmazın somut emsal alınan 4151 ada 20 parsel sayılı taşınmazla karşılaştırılması sonucunda; emsalden yaklaşık %29 daha değerli olduğu kabul edilmiş ve mahkemece bu rapor doğrultusunda hüküm kurulmuştur.
2942 Sayılı Yasanın 11. maddesinin (d) bendi gereğince emlak vergi değerlerinin de dava konusu taşınmaz ile emsalin karşılaştırılmasında gözönünde tutulması gerekir. Bu itibarla dava konusu taşınmazın ve emsalin emlak vergisine esas tutulan asgari m² değerlerinin oranı ile bilirkişi raporunda değerlendirmeye esas alınan oran birbirinden fahiş ölçüde farklı olduğunda bu farklılık ve çelişki giderilmelidir. Dosyaya getirtilen kayıtlara göre; dava konusu taşınmazın emlak vergisine esas asgari m² değeri 100 TL, emsal alınan 20 parsel numaralı taşınmazın asgari m² değeri ise 300 TL’dir. Buna göre dava konusu taşınmazın değerinin en fazla emsal taşınmazın değeri kadar olabileceği gözetilmeden vergi değerlerine ters düşecek şekilde dava konusu taşınmazın emsal taşınmazdan daha değerli olduğunu kabul eden bilirkişi kurulu raporlarına göre hüküm kurulması,
2-Dava konusu taşınmazın tapu kaydında mevcut olan haciz şerhinin kamulaştırma bedeline yansıtılmasına hükmedilmesiyle yetinilmesi gerekirken infazda tereddüte yol açacak şekilde haczin fekkinden sonra tespit edilen bedelin işlemiş neması ile birlikte davalıya ödenmesine karar verilmiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.