Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2011/7958 E. 2011/11138 K. 01.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7958
KARAR NO : 2011/11138
KARAR TARİHİ : 01.11.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-Kamulaştırma Yasasının 4650 sayılı yasayla değişik 11. maddesinin birinci fıkrasının arazilere ilişkin (f) bendinde taşınmaz malın kamulaştırma (dava) tarihindeki mevkii ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden değerinin belirleneceği öngörülmektedir. Taşınmaz üzerinde taşınmaza kapama bahçe niteliğini verebilecek yaşta ve sayıda ağaç mevcut olması halinde bunların kaplayacağı alana göre kapama bahçe olarak değerlendirilmesi gerekir. Kamulaştırma evrak ekleri ile keşif sonucu alınan bilirkişi kurulu raporunun incelenmesinde dava konusu taşınmaz üzerinde 25 yaşlarında bakımlı zeytin ağaçları bulunduğu anlaşılmakta olup, kamulaştırılan alan ve üzerindeki zeytin ağacı sayısı gözetildiğinde kapama zeytin bahçesi olarak değerlendirilmesi gerekir. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre, kapama zeytin bahçelerinin değerlendirilmesinde ağaçların cinslerine göre ilçe tarım müdürlüğünden getirtilecek olan dekar başına ortalama verim, üretim maliyeti ve toptan satış fiyatı resmi verileri esas alınmak suretiyle elde edilebilecek net gelir üzerinden değerinin belirlenmesi gerekirken “gelecek değerler yöntemi” adı altında bir yöntemle hesaplama yapan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2-Kamulaştırılan kısmın yüzölçümü kıymet takdir raporunda 1928,38 m², anlaşmazlık tutanağında ise 1990,70m² olarak belirtilmekte ancak kamulaştırma kararında herhangi bir alan miktarı belirtilmemektedir. Mahkeme kararında fen bilirkişisi raporunda belirtilen 1928 m²’ye atıf yapılmış ise de taşınmazın değeri, 1990,70 m² üzerinden tespit edilmiştir. Buna göre mahkemece, davacı idareden kamulaştırma evrakı gösterilerek kamulaştırılan alanın tam olarak belirlenmesinden sonra hesaplama yapılması gerekirken infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulması,
3-Kamulaştırılan taşınmazın parsel numarası 1634 olmasına rağmen gerekçeli kararın hüküm fıkrasında 134 olarak gösterilerek dava konusu olmayan 134 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına şerh verilmesi,
4-Dava konusu taşınmazın sayfiye yeri olarak kullanılması, maddi durumu yüksek insanlar tarafından tercih edilmesi, emsal arazilere göre fiyatlarının yüksek olması ve davalının mağdur duruma düşmemesi gibi nedenler objektif nedene dayalı artışa konu olamayacağından ve bu hususun kapital faizinin belirlenmesinde nazara alındığı gözetilmeden % 20 oranında objektif nedene dayalı bedelde arttırım yapan bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece İlçe Tarım Müdürlüğünden dava konusu taşınmazın zemini üzerinde bulunan zeytin ağaçlarının 2010 yılı itibariyle dekar başına ortalama verim, üretim maliyeti ve toptan satış fiyatına ilişkin resmi veri listelerinin dosyaya getirtilmesinden sonra yasa hükümlerine uygun olarak beş kişilik yeni bir bilirkişi kurulu oluşturulup inceleme yapılarak rapor alınmalı, raporun resmi verilere ve bozma ilamına uygunluğu da denetlenerek diğer bozma gerekleri de yerine getirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 01.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.