Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2011/8009 E. 2011/9095 K. 22.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8009
KARAR NO : 2011/9095
KARAR TARİHİ : 22.09.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, davacı …’nın adının ve senedinde yapılan değişikliğin tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu vakfın yürürlükteki senedinin 1. ve 3. maddelerinde yapılan değişikliklerin tescilini istemiş, mahkemece davanın kabulüyle söz konusu senet değişikliklerin tesciline karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Davacı vakfa ait senedin 1. maddesinde vakfın adı “Beykoz Sağlık, Eğitim ve Kültür Vakfı” iken, yapılan yeni düzenleme ile vakfın adı “Adile Sultan Vakfı” olarak değiştirilmek istenmektedir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, vakıf hukukunda esas olan vakfın kuruluş senedine yansıyan kurucu iradenin -yasaların buyurucu hükümlerine aykırı olmamak koşuluyla- olduğu gibi korunması ve sürdürülmesidir. Davacı tarafından herhangi bir gerekçe gösterilmeden ve bu hususta mahkemece bir araştırma yapılmadan, kuruluş sırasında kurucu irade tarafından belirlenen vakfın adının değiştirilmesine ilişkin senet değişikliğinin tesciline karar verilmesi,
2-4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 101. maddesi hükmüne göre vakıf, gerçek ve tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleri ile oluşan tüzel kişiliğe sahip mal topluluğudur. Kurulmuş olan bir vakfın özgülendiği amacı doğrultusunda varlığını sürdürmesi ve yönetim organlarınca da bu amacın gerçekleştirilmesi esastır. Vakfın kuruluş senedinde belirlenen amacı ve örgütlenme biçimi, zorunluluk olmadıkça kural olarak vakıf organlarınca değiştirilip genişletilemez. Bununla birlikte vakfın amacı geçen zaman içinde tamamen değişik bir anlam ve nitelik kazanmış olursa, ancak bu nedenle değiştirilmesi söz konusu olacaktır. Türk Medeni Kanunu’nun 113. ve Türk Medeni Kanunu Hükümlerine Göre Kurulan Vakıflar Hakkında Tüzüğün 26. maddelerinde; vakfın asıl amacının niteliği ve kapsamı vakfedenin vakıf senedinde belirttiği
isteğine açıktan açığa uymayacak derecede değişmiş olursa, amacın değiştirilmesinin mümkün olduğu hükme bağlanmıştır. Burada ölçü, vakfın değişen koşullar karşısında başlangıçtaki amacın gerçekleşmesinin imkansız duruma gelmesidir. Amacın değiştirilmesi için objektif ve subjektif koşulların birlikte bulunması gerekir. Objektif koşullar amacın anlam ve içeriğini yitirmesine, subjektif koşullar ise değişmiş olan amacın artık vakfedenin isteğine açıktan açığa uymayacak derecede değişmiş olmasına bağlıdır. Ancak bu iki koşulun gerçekleşmesi durumunda vakıf yönetim organının veya denetim makamının başvurusu üzerine mahkemece diğerinin yazılı görüşü de alındıktan sonra vakfın amacı değiştirilebilir.
Somut olayda, dava konusu vakfın amacını düzenleyen senedin 3. maddesinde sayılan tüm çalışma ve faaliyetler, özellikle ve ağırlıklı olarak “Beykozlular, Beykoz Halkı, Yöre, Beykoz ve Beykozlulara, Yerel Yönetime, Belde Hizmetleri” ile sınırlı tutulmuş iken, bu madde metninden belirtilen ifadeler çıkarılarak yerine “Toplum, Yurtiçi, Yurtdışı, Çevre, Kamuoyu” gibi geniş kapsamlı genel bir ifadeyle vakfın amacının kuruluş iradesine aykırı olarak genişletildiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, vakıf senedinin 3. maddesinde yapılan sözkonusu değişikliğin yukarıda açıklanan esaslara ve özellikle Türk Medeni Kanunu’nun 113. ve Tüzüğün 26.maddelerinde öngörülen koşullara uygun düşmediği gözetilmeden söz konusu senet değişikliğinin tesciline karar verilmiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.