YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8630
KARAR NO : 2011/9501
KARAR TARİHİ : 29.09.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 1948 olan doğum yılının 1933 olarak düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davacının gerçek doğum tarihinin 10.03.1932 olmasına karşın her nasılsa nüfus kütüğüne 10.03.1948 doğumlu olarak yazıldığını, bu durumun gerçeği yansıtmadığını bildirerek davacının doğum yılının 1932 olarak düzeltilmesini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 36. maddesine göre kayıt düzeltme istemine yöneliktir. Bu tür davalar özellikleri itibarı ile kamu düzenine ilişkin bulunmaktadır. Hakim doğru sicil oluşturmak mecburiyetindedir. Ana kural bu olmakla birlikte Adli Tıp Kurumu’nun bilimsel nitelikteki görüşlerine göre 25 yaşını doldurmuş kimselerin yaşlarının tespiti tıbben mümkün bulunmamaktadır. Ancak, dosya içerisinde mevcut, davacıya ait karı koca gibi yaşayanların evliliklerinin ve çocuklarının tesciline dair ilmuhaberde, davacının 01.01.1957 tarihinden itibaren evli olarak yaşadığı, 02.02.1959’da çocuklarının olduğu dikkate alındığında, davacının nüfustaki kayıtlı doğum tarihine göre 8 yaş 7 aylık iken evlendiği ve ilk çocuğunu da 10 yaş 10 aylık iken doğurduğu anlaşılmaktadır. Bu durumun yaşamın olağan akışı ile bağdaşmadığı açıktır. Bu nedenlerle, davacının doğum yılının, davacının annesinin doğum tarihi, davacı ile kardeşleri arasındaki yaş farkları ve yine davacı ile çocuklarının doğum tarihleri de dikkate alınarak kayıtlarda çelişki yaratmadan düzeltilmesine karar verilmesi gerektiğinin dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.