Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2011/8666 E. 2011/13050 K. 20.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8666
KARAR NO : 2011/13050
KARAR TARİHİ : 20.12.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, projeye aykırılığın eski hale getirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve pul yokluğu nedeniyle duruşma istemi reddedildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlara, özellikle anataşınmazın yerinde yaptırılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporu içeriği ile yasal gerektirici nedenlere göre aşağıda değinilen hususlar dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıların mesken olarak tapuya tescilli bağımsız bölümünde onaylı mimari projeye aykırı olarak dairenin ve ortak bahçenin duvarlarını yıktığını, değişiklikler yaptığını ileri sürerek yapılan değişikliklerin eski hale getirilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 298/2. (1086 sayılı HMUK 388. ve 389. maddeleri) fıkrasına göre; hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bu hüküm yasaya infazda duraksamaya meydan verilmemesi amacıyla konulmuştur. Yasanın bu hükmü de gözönüne alınarak anataşınmazın onaylı mimari projesine göre projeye aykırı olan hususları tek tek belirten ve bu hususları krokide gösteren, aykırılıkların eski hale getirilmesi için neler yapılması gerektiğini açıklayan bir karar verilmesi gerekirken, “davanın kabulüne, 2 nolu bağımsız bölümde 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 24. maddesine aykırı olarak yapılan ve inşaat mühendisinin 28.12.2010 tarihli raporunda açıkça gösterilen değişikliğin kaldırılması ile projeye aykırılığın giderilerek eski hale getirilmesine” denilerek infazda duraksamaya yol açacak şekilde hüküm kurulmuş olması,
2-Projeye aykırılıkların giderilmesi için 634 Sayılı Yasanın 33. maddesi gereğince makul bir süre verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3-İcra ve İflas Yasası’nın 30. maddesinde bir işin yapılmasına ilişkin mahkeme kararlarının ne şekilde yerine getirileceği açıkça belirtilmiş olup, mahkemece buna göre dava konusu edilen yerlerin ilgili davalı tarafından eski hale getirilmesine hükmedilmesi gerekirken, kendisine tanınan süre içerisinde hükmün gereğinin yerine getirilmemesi durumunda davacı yana -külfet yükleyecek biçimde- eski hale getirmek için yetki verilmesi ve giderlerin davalıdan tahsiline hükmedilmiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.