Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2011/9020 E. 2011/10502 K. 24.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9020
KARAR NO : 2011/10502
KARAR TARİHİ : 24.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme ile alınan bilirkişi kurulu raporu hükme yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-Davalı …’nun kamulaştırılan taşınmazın maliki Mehmet oğlu… ile irtibatının, dolayısıyla pasif husumet ehliyetine sahip olup olmadığının saptanmamış olması,
Kabule göre de;
2-Taşınmazın niteliğine ilişkin Belediye Başkanlığı yazılarında, dava konusu taşınmazın belediye mücavir alanı içinde imar planı dışında olduğu, belediye hizmetlerinden yararlandığı bildirilmiş ise de, taşınmazın çevresinin meskûn olup olmadığı konusunda yeterli bilgiye yer verilmemiş, fen bilirkişisi taşınmazın belde merkezine 5 km. uzaklıkta olduğunu tespit etmiş, dosyaya taşınmazın tüm çevresinin tarım arazileriyle çevrili olduğunu gösteren fotoğraflar ibraz edilmiş; mahkemece, belediyenin yeterli bilgiyi içermeyen yazısı ve bilirkişi kurulunun mücerret beyanları esas alınarak taşınmaz arsa niteliğinde kabul edilmiştir.
Oysa ki; Bakanlar Kurulunun Yargıtay’ca kısmen benimsenen 28.02.1983 gün ve 1983/6122 sayılı kararı uyarınca, belediye ve mücavir alan sınırları içinde kalan bir taşınmazın arsa niteliğinde kabulü için, uygulamalı (genelde 1/1000 ölçekli) imar planı ile iskan sahası olarak ayrılmış yerlerde bulunması esastır. Aynı karara göre, imar planında yer almayan bir taşınmazın, arsa sayılabilmesi için ise, belediye veya mücavir alan sınırları içinde olmakla beraber, belediye hizmetlerinden (belediyece meskûn olduğu için veya meskûn hale getirileceği için sunulan yol, su, elektrik, ulaşım, çöp toplama, kanalizasyon, aydınlatma vs.) yararlanan ve meskûn yerler arasında yer alması gerekir.
2011/9020-10502
Taşınmazların belediye nazım imar (1/5000 ve daha büyük ölçekli) planı içinde ise, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 17.04.1998 gün ve 1996/3-1998/1 sayılı Kararı uyarınca, bu plan kapsamına alındığı tarih ve plandaki konumu, altyapı hizmetlerinden yararlanma ve ulaşım olanakları, belediye merkezine uzaklığı, kullanım biçimi itibariyle iskan amacına yönelik yapılaşma olasılıkları da değerlendirilmek üzere araştırılmalıdır.
Bu hususlar Belediye Başkanlığından ve diğer ilgili mercilerden sorulup alınacak cevap yazılarına göre taşınmazların arsa niteliğinde olup olmadığı yeterince tesbit edilmeden arsa olarak değerlendiren rapora göre hüküm kurulması,
3-Tüm araştırmalara karşın kamulaştırılan taşınmazın bulunduğu il veya ilçede uygun emsal bulunamaması halinde, benzer sosyo-ekonomik özellikte olması kaydıyla, emsalin civar il ve ilçelerde yer alan taşınmazlar arasından seçilebileceği Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarından olmakla birlikte, Silifke gibi gelişmiş ve taşınmaz alım satımının çok olduğu bir ilçede uygun emsal bulunamayacağı kabul edilemeyeceğinden, bilirkişi kurulunun raporunda emsalin komşu ilçe olan Gülnar’dan seçilmiş olması ve buna göre değerlendirme yapılması,
4-Emsal taşınmaza ait tapu kayıt örneğinin dosyaya getirtilip raporun denetlenmesi gerektiğinin düşünülmemiş olması,
5-Kamulaştırılan taşınmazın tapu kaydında mevcut olan haciz şerhinin tespit edilen kamulaştırma bedeline yansıtılması gerektiğinin düşünülmemesi,
6-13.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6001 sayılı … Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun’un 22.maddesinin (1) nolu bendi “Genel Müdürlük, görev alanına giren her türlü karayolunun yapımı, geliştirilmesi, çevresinin korunması ve düzenlenmesi ve/veya tesislerin yapımı için gerekli taşınmazları kamulaştırma yetkisine sahiptir” ve aynı Kanun’un Geçici 1 maddesinin (5) nolu bendi ise “Genel Müdürlüğün mülkiyetinde iken 5018 Sayılı Kanunun Geçici 12 nci maddesi gereğince Hazineye devredilen taşınmazlardan satışı yapılmamış, başka kurum ve kuruluşlara tahsis edilmemiş ve devredilmemiş olanların mülkiyeti, bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren üç ay içinde Genel Müdürlüğe devredilir” hükümlerini içermekte olup, bu yasal düzenlemelere göre kamulaştırılan taşınmazın davacı … adına tesciline karar verilmesi gerektiğinin dikkate alınmaması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 24.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.