YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10764
KARAR NO : 2012/12995
KARAR TARİHİ : 22.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
… …’nın 01.11.2011 gün 2011/7 sayılı davanamesi ile …’nun ölüm tarihinin 1993 yılı Ekim ayı olarak kayıtlara işlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
… …’nın 01.11.2011 gün 2011/7 sayılı davanamesi ile …’nun ölüm tarihinin 1993 yılı Ekim ayı olarak kayıtlara işlenmesi istenilmiş, mahkemece, doğum ve ölüm olaylarının nüfus kütüğüne tescilinin nüfus idaresine verilmiş idari bir görev olduğu gerekçesi ile davanamenin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36/1-a maddesine göre; nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davaları, düzeltmeyi isteyen şahıslar ile ilgili resmi dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet Savcıları tarafından asliye hukuk mahkemesinde açılır. Bundan ayrı olarak kanunların nüfus kanununa tabi işlere ait kayıt düzeltme ve değiştirme davalarını açması için Cumhuriyet Savcısına açıkca bir görev vermesi gerekir. Bütün bunlardan başka Cumhuriyet Savcılarının görevleri gereği yürütmekte oldukları ceza soruşturmaları sebebiyle şüpheli veya mağdurların hukuki durumlarını ve sorumluluklarının derecesini tespit edip açıklığa kavuşturmak amacıyla mağdur ya da şüphelilerin yanında bunların sorumluluklarının tespitinde doğrudan etkili olabilecek diğer kimselerin de nüfus kayıtlarında düzeltme davaları açabilecekleri Yargıtay uygulamalarında kabul edilmektedir. Tüm bu açıklamalarla birlikte dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; davalı …’ın Valiliğe verdiği dilekçe ile annesi …’nun 28.10.2010 tarihinde vefat ettiğini, ancak nüfus kaydında halen sağ göründüğünü iddia ederek nüfus kaydının düzeltilmesini istemesi üzerine; valilik tarafından yapılan soruşturmada, …’nun 1993 yılında öldüğü, davalının ise önceden aldığı vekaletname ile kayınvalidesinin maaşını almaya devam ettiğinin anlaşıldığı, durumun Cumhuriyet Savcılığına ihbar edildiği, dolandırıcılık suçunun soruşturması sırasında ve ayrıca nüfus müdürlüğünün gerçek ölüm tarihinin tespiti için yaptığı ihbar da dikkate alınarak davaname ile bu davanın açıldığı; ölüm olayının tarihi konusunda net bir bilgi edinilemediği, Sosyal Güvenlik Kurumunun zararını
tespiti için dahi net bir ölüm tarihinin gerekli olduğu, Cumhuriyet Savcısının bu davayı açma yetkisinin bulunduğu anlaşıldığından; mahkemece, kanıtların toplanıp oluşacak sonuca göre işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yerinde bulunmayan yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 22.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.