YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10863
KARAR NO : 2012/12961
KARAR TARİHİ : 20.11.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı dava dilekçesinde, yönetim planının iptalini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı 24.05.2008 tarihinde gerçekleştirilen kat malikleri toplantısında kabul edilen yeni yönetim planının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle yönetim planının iptalini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
1-Davalılar vekilinin temyizi yönünden;
Mahkeme kararı davalılar vekiline 09.05.2012 günü tebliğ edilmiş olup, temyiz dilekçesi 26.06.2012 tarihinde temyiz defterine kaydedilmiştir. Bu durumda HUMK.nun 437. maddesi hükmünde öngörülen 8 günlük temyiz süresi geçmiş bulunduğundan 01.06.1990 gün ve 1989/3 Esas 1990/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca temyiz isteminin REDDİNE,
2-Davacı vekilinin temyizi yönünden ise;
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
İptali istenen yönetim planının 4.2.b maddesinde çatılara ve teraslara ısıtıcı veya radyo, telsiz ve televizyon anteni konulamayacağı şeklinde yapılan değişiklik, Yargıtay uygulamalarına göre kat maliklerinden birinin diğer kat maliklerinin rızası olmaksızın ortak çatıya bu tesisin o kat maliklerinin arsa payını aşmaması, diğer kat maliklerinin aynı tesisi kurmaları durumunda herbirine yeterli alan bulunması sistemin anayapıya ve bağımsız bölümlere zarar vermemesi ve yapının statiğini olumsuz yönde etkilememesi koşullarının varlığı halinde güneş enerji sistemi ve televizyon anteni koyabilecekleri yönündeki yurttaki ve dünyadaki gelişmeler, yenilikler konusunda bilgilenme ve yararlanma olanağı sağlanması ve enerji verimliliği gözönünde bulundurularak kabul edilmiş olduğundan bu ilkelere aykırılık teşkil edip bağımsız bülümünden yararlanmayı güçleştirir nitelikte bulunduğundan iptali gerekir.
Bundan ayrı; yönetim planı değişikliğine ilişkin 5.2.3.b maddesinde de, bağımsız yapıyı ilgilendiren tesisat değişikliklerinin tüm kat maliklerinin 4/5 inin iznine bağlanması ve teknik bilirkişinin oluruna tabi tutulması Kat Mülkiyeti Yasasının 19. maddesinin 2. bendinde yer alan kat maliklerinin kendi bağımsız bölümlerinde ancak anayapıya zarar verecek nitelikte onarım, tesis ve değişiklik yaptıramayacakları, bunun dışındaki değişiklikler için diğer kat maliklerinin rızasının gerekmediği kuralına aykırılık oluşturduğundan bu maddenin de iptali gerekir.
Öte yandan yönetim planının 5.4.2 maddesinde ortak gider katkı payı avansını veya gerçekleşmiş karşılığını ödemeyen bağımsız bölüm malikine karşı yönetim kararıyla borcunu ödeyinceye kadar ortak tesis ve hizmetlerden yararlandırılmasının durdurulması yaptırımı da uygulanabilir şeklinde yapılan değişiklik kat malikine bağımsız bölümden yararlanmasını engelleyici ve mülkiyet hakkını zedeleyici nitelikte olup, Kat Mülkiyeti Yasasında ortak gider ve katkı payının ödenmemesi halinde gidilecek kanun yolları belirtilmiş olup, (KMK. md. 20, 25 vd.) bunların dışında bir düzenleme yapılamaz. Açıklanan nedenle bu maddedeki düzenlemenin iptali isteminin reddi de doğru görülmemiştir.
Son olarak yönetim planının 7.3 maddesinde ise, yönetim planının ekinde yer alan vaziyet planı ek-1 ve ek-2 nin bu yönetim planının ayrılmaz parçası olduğu belirtilmiş olup, vaziyet planları anataşınmazın onaylı mimari projesinin devamı niteliğinde olup, vaziyet planında yapılacak değişiklikler için tüm kat maliklerinin oybirliği gerektiğinden vaziyet planı ek-1 ve ek-2 nin anataşınmazın önceki vaziyet planında değişiklik meydana getirip getirmediği de araştırılarak getirmesi halinde bu maddenin de iptali gerekir.
Mahkemece yukarıda açıklanan hususlar gözönünde bulundurulmaksızın yazılı gerekçe ile yönetim planının değişikliğinin iptaline ilişkin davanın tümden reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 20.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.