YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11660
KARAR NO : 2012/13444
KARAR TARİHİ : 27.11.2012
Davacı … ile davalı Türkiye … ve Otomobil Kurumu arasındaki davada … 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay’ca temyiz süresinin geçirilmiş olması nedeniyle Yargıtay 7. Hukuk Dairesi tarafından temyiz isteminin reddine karar verilmiş, dolayısıyla temyiz incelemesi yapılmaksızın kesinleşmiş bulunan 05.07.2011 günlü ve 2011/453-351 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 20.09.2012 gün ve Hukuk-2012/223576 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı … tarafından davalı Türkiye … ve Otomobil Kurumu aleyhine açılan davada davalı derneğin 09.04.2011 tarihli genel kurul toplantısının iptalini istediği; mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği ve kararın temyiz süresinin geçirilmesi nedeniyle Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin temyiz isteminin reddi üzerine kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Dava dernek genel kurulunun iptali istemine ilişkin olup, mahkemece kısa kararda, dava konusu edilen genel kurul kararlarından başkan ve başkan vekilinin sadece genel kurulca seçilen üyelerden olabileceğine ilişkin genel kurul kararının iptaline diğer istemlerin reddine hükmedildiği halde; gerekçeli kararda dava konusu edilen genel kurul kararlarından, 9 Nisan 2011 tarihli genel kurulun 9 maddelik gündemine eklenen 12 maddelik bölümün 8. maddesindeki yönetim kurulu başkan ve başkan vekilinin tüzük gereği genel kurulca belirlenen yönetim kurulu üyeleri içinden seçilmesine yönelik olarak ve ana gündemin 6. maddesinde belirlenen “Kayyımlık yönetimi süresince yılda 5’den fazla üye kabul edilmemesi” hususu ile ilgili alınan genel kurul kararının iptaline hükmedilmek suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki meydana getirildiği görülmüştür.
Sonradan yazılan gerekçeli kararın tefhim edilen kısa karara uygun olması gerekir. Kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili bulunması, 10.04.1992 gün ve 1991/7-1992/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurul kararı gereğince mutlak bozma sebebidir.
Bu itibarla yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 27.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.